"Eğer ecellerin vakti muayyen olmuş olsaydı, ilm-i Bari' cihetinden onların adem-i taayyünü tevehhüm olunacaktı ki; o zaman, o taayyün, kanun-u tabiîye (fıtrîye) tefvizi ile tevehhüm edilecekti." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şayet ecel de Güneş'in hesaplı bir şekilde doğması gibi belli bir kanun ve hesap üzerine tayin edilmiş olsa idi, mesela herkesin altmış yaşında ölmesi bir kanun olmuş olsa idi, insanlar eceli de tabi görüp ecelin gizli kılınmasına takılan hikmetlerinden faydalanamayacaktı.

"اِعْلَمْ Ey kardeş bil ki! Ecellerin adem-i taayyününde bulunan faidelerin kesreti, ilm-i Bari’de onların muayyen olduğuna nurlu bir delildir. Eğer ecellerin vakti muayyen olmuş olsaydı, ilm-i Bari' cihetinden onların adem-i taayyünü tevehhüm olunacaktı.''(1)

İnsanlar gaflet ile eceli de tabi bir olay görüp, ilahi ilim tarafından tayin edilmediği fikrine kapılırlardı.

Allah yağmur, ecel gibi hadiseleri bir kurala bağlamayıp vakitlerini belirsiz bıraktığı için, insanlar yağmursuzlukta duaya ölümde ise korku ve ümit içinde yaşamaya mecbur olarak Allah’a olan ihtiyaçlarını hissediyorlar.

Mesela, yağmurun vakti bir kurala bağlansa idi insanlar yağmur duasına çıkmazlardı. Yine ölümün vakti belli olsa idi, insan hayatının yarısını gaflet içinde diğer yarısını da korku ve endişe içinde yaşayacaktı. Bu sebeple Allah yağmur ve ölüm gibi şeylerin vaktini belirsiz bırakıp, insanları tevekkül ve duaya sevk ediyor.

1) bk. Mesnevi-i Nuriye, (trc. Badıllı).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...