Block title
Block content

"Eğer faraza tevehhüm ettiğin gibi, daire-i memleketinde daimî menziller, âlî mekânlar, sâbit makamlar, bâki meskenler, mûkîm ahali, mes´ud raiyeti bulunmazsa;.." cümlesini devamı ile açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sonsuz hikmeti eserleri ile sabit olan  Allah’ın, ahiret yurdunu kurmayıp, insanları yokluk ve hiçlik kuyusuna atması, Hakim ismi ve hikmetle bağdaşmaz. Yani Hakim ismi ve hikmet manası ahiret yurdunun kurulmasını iktiza edip istiyor. Ahiretsizlik hikmetsizliktir.  Allah ise hikmetsiz iş yapmaktan mukaddes ve münezzehtir.

Tabiri caiz ise, bir yatırımcı bütün sermaye ve birikimini vitrin ve nümuneye yatırmaz, asıl işi için harcar. Ancak asıl işini iyi tanıtacak ve reklamını tam yapacak bir vitrini de mükemmel olarak tanzim eder.

Temsilde hata olmasın, Allah dünyayı ahretin bir vitrini şeklinde tanzim ettiği için, dünyadaki bütün sistem ve işler ahretin tanıtımı ve reklamı için düzenlenmiştir. Öyle ise isim ve sıfatlar bu dünya vitrininde kafi derecede tecelli ederken, asıl yerde, yani ahirette ise tam  tecelli edecektir. Hakim, Kerim, Rahim, Adl  isimlerine de bu nazarla bakarsak her şeyi hikmet, lütuf, şefkat ve adalet  ile yaratan Allah her hikmeti, lütfu, şefkati ve adaleti  ile ahirete işaret ediyor diyebiliriz.

Mesela, beka duygusunu verip, bu duyguyu tatmin edecek ahireti icat etmemek, Allah’ın sonsuz hikmeti ile bağdaşmaz. Öyle ise Hakim ismi ahireti gerektirir, denilebilir. Bu ölçüyü diğer bütün hikmet ve duygulara da tatbik edebiliriz. Gözü verip gözün göreceği manzaraları yaratmamak nasıl hikmetsizlik ise, gözün fena ve zevale mahkum olması da aynı derecede hikmetsizlik olur. Hikmete uygun olan ise gözün cennette ebedi manzaralara ebedi bir şekilde entegre olması ile mümkündür...

 Ahiret kurulmaz ise, dünyadaki bütün hikmetler abes olur. Zira dünyadaki bütün hikmetlerin yönü ve yüzü ahiret alemine çevrilmiş ona işaret ediyor. İstanbul’u gösteren levhanın bulunup da İstanbul’un olmaması ne kadar abes ise, dünyadaki her hikmetin ahirete levhalık ederken, ahiretin olmaması, yani yaratılmaması hadsiz kusurlu bir abesiyettir.

Ahiret, yani cennet ve cehennem hayatının yaratılmasının en büyük ve önemli gerekçesi, Allah’ın isimlerinin bu hayatı iktiza etmesidir. Yani Allah’ın her bir  ismi ayrı bir gerekçe ile ahiret hayatını iktiza ediyor.

Mesela, Allah’ın Adl ismi kainattaki sonsuz adalet tecellisi ile hem Allah’ın varlığını ispat eder hem de ahiretin en büyük kurulma sebep ve gerekçesidir. Zira bu dünyada mazlum hakkını almadan zalim de cezasını çekmeden eşit bir şekilde ölüp gidiyorlar. Halbuki sonsuz adalet bu haksızlığa müsaade etmez. Demek bunların hesabının görüleceği başka bir diyarın olduğu sonsuz adalet noktasından anlaşılır. Yani Allah’ın sonsuz adaleti ahiretsiz olmaz demektir. Demek Adl ismi varsa, ahiret de var demektir.

Özet olarak kainattaki hikmet, adalet, lütuf ve şefkat, ahiretin vücudunu kati bir gereklilik ile istiyorlar ve orada daha mükemmel ve devamlı olarak tecelli edeceklerdir. Dünyada tecelli eden hikmet, adalet ve şefkat hakiki olan hikmet, adalet ve şefkatin yüz cüzünden bir cüzüdür. Yani bir nümune ve zayıf bir tecellidir. Öyle ise asıl tecelli ahirette cereyan edecek demektir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...