Block title
Block content

"Eğer icaddaki vasıta hakikî olsaydı ve hakikî tesir verilseydi, hem bir şuur-u küllî verilmek lâzımdı; hem de bizzarure eserde ittikan-ı kemâl-i san’at muhtelif olacaktı." cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nazara verilen konu; mahlûkatı sebeplere vermekteki müşkilat ve zorluktur.

Eğer mahlûkat Allah’a değil de sebeplere verilse idi; o sebeplerin bu mahlûkatı yapabilmeleri için, Allah’ın sıfatlarına hâşâ sahip olması icâb ederdi.

Mesela, o kör ve câhil sebeplere bütün kâinatı bilecek ve yapacak sonsuz bir şuur ve ilim vermek icâb ederdi.

Eğer esbap müdahâle etseydi, mahlûkatta görünen mükemmel eserler ve san'atlar uyum içerisinde olmazdı. Onların mükemmeliyeti gider, zâfiyetin eseri olan eksikler ve farklılıklar göze çarpardı.

Mesela, insanların san'atları ve san'at eserleri zamanla gelişip inkişâf ettiğinden; bu eserler ve san'atlar zaman, mekân ve şahıs açısından farklılıklar gösterir.

İşte eğer sebepler işe karışsaydı, mahlûkatta sanat ve eser bozulur, mizan ve uyum kaybolurdu.

Her şeyin yaratıcısı Allah olduğundan; kâinatın ilk yaratılışından kıyamete kadar bütün mahlûkatta sanat ve mükemmel eserler zâyi olmuyor. Bir arıza, eksilme ve farklılık zuhur etmiyor. Her şey hangi özellikte ve sistemde yaratılmışsa; kıyamete kadar aynı sistemde ve intizamda devam edecektir. İşte sebepler zâhiri değil de, eğer hakiki olsaydı; onlarda külli bir şuur olması icâb ederdi. Böyle esbabın müdahâle ettiği san'atta ve eserde istikrar olmazdı. Eksikliğin, noksanlığın ve farklılığın alametleri görünürdü.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...