Block title
Block content

"Eğer milyonlarla efradı bulunan ve binler seneden beri milliyetini ve lisanını unutmayan ve Türklerin hakikî bir vatandaşı ve eskiden beri cihad arkadaşı olan Kürtlerin milliyetini kaldırıp,.." Burayı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer milyonlarla efradı bulunan ve binler seneden beri milliyetini ve lisanını unutmayan ve Türklerin hakikî bir vatandaşı ve eskiden beri cihad arkadaşı olan Kürtlerin milliyetini kaldırıp onların dilini onlara unutturduktan sonra, belki, bizim gibi ayrı unsurdan sayılanlara teklifiniz, bir nevi usul-ü vahşiyâne olur. Yoksa sırf keyfîdir. Eşhâsın keyfine tebaiyet edilmez ve etmeyiz!"(1)

Her milletin dili ve milliyeti kutsaldır, başka bir dil ve milliyet adına inkar edilip yok sayılamaz. Şayet bir kavim ve dili inkar edilip yok sayılıyor ise, bu ne İslamidir, ne insanidir, ne de hukukidir. Bu olsa olsa keyfilik ve zulümden başka bir şey değildir.

Üstad'ın burada reddettiği, bu keyfilik ve zülüm noktasıdır. Yoksa başka bir devlet, başka bir ülke olalım anlamında değildir. Türkler ile Kürtler pekala birbirlerinin dilini ve kavmini inkar etmeden, beraber bir çatı altında bir bayrak altında da yaşayabilirler ve yaşamışlardır da.

Ama Türkçülük namına, sair kavimleri ve dillerini inkar edip yok saymak ve bunu hukuki normlara yerleştirmeye çalışmak, ülkeyi birleştirip bütünleştirmez, tam aksine dağıtıp ayrıştırır. Bu sebeple inkar ve asimile mantığını bırakıp, millet ve vatandaşlık esasına dönmemiz gerekir. Yani bu vatan üstünde yaşayan herkes dili ve kavmi ne olursa olsun, eşit ve vatandaşlık bağı ile bu milletin asli unsurudur, denilmeli ve bu mantığı da hukuki bir standart getirilmelidir. Yoksa asimile ve inkar, bu vatana büyük zararlar getirir ve halen de getirmektedir. Üstad Hazretleri, burada ta o dönemden bizi ikaz ve ihtar ediyor. Sakın ha ırkçılığı milliyetinize esas yapmayın, din ve vatan bağına sarılın deniliyor.

Irkçılığı reddetmek ya da yapılan zulüm ve haksızlıklara boyun eğmemek, ayrışmayı bölünmeyi gerektirmez. Bu güzel vatan üstünde var olan bazı yanlışlıkları düzeltmek, her aklı selim olan Türkler ve Kürtler için bir vazifedir. Yanlış; yanlışla değil, doğru ile düzeltilir. O zaman Türkler ve Kürtler, bu vatan üstünde var olan yanlışlıkları, kaba kuvvet ve kavga ile değil, eğitim ve demokrasi ile aşmalıdırlar. Bazı dinsiz komitelerin devleti de kullanarak yaptığı tahribatları, masum Türklerden bilmemek aklı selim Kürt kardeşlerimizin basireti olmalıdır.

Bu güzel Türkiye’nin çimentosu ve birleştirici unsurları din ve vatandır, yoksa etnik anlamda kavim ve milliyetler değildir. Irkçılığı savunan azınlıklara bakıp, masum çoğunluğa kin ve adavet beslemek insaf ve adaletle bağdaşmaz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale'nin Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Risale olan Altıncı Kısmın Zeyli | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3647 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

emreqersi
Allah sizden binlerce kez razı olsun...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi

Üstad Hazretleri: "Şu dünya yüzü, hususan şu memleketimiz, eski zamandan beri çok muhaceretlere ve tebeddülâta maruz olmakla beraber; Merkez-i Hükûmet-i İslâmiye bu vatanda teşkil olduktan sonra, akvam-ı saireden pervane gibi çokları içine atılıp, tavattun etmişler. İşte bu halde Levh-i Mahfuz açılsa ancak hakikî unsurlar birbirinden tefrik edilebilir." (Mektubat) diyor. Bu ifadeler ışığında ırkçılık aklın de tenakuzdur. 《İslâmiyet milleti her şeye kâfidir. Din, dil bir ise, millet de birdir. Din bir ise, yine millet birdir》(Emirdağ Lâhikası) bu kaideyi düstûr edinir isek ırkçılık denen mefhum olmaz.. Rahmetli Necmettin Erbakan'ın dediği gibi: "Türk ile Kürdü ayırırsan, ne Türk kalır ne Kürd. Eğer birleştirirsen Çanakkale misali, ne İngiliz kalır ne Fransız." Selam ve dua ile..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mustafa12
Türkler ve Kürtler, bu vatan üstünde var olan yanlışlıkları, kaba kuvvet ve kavga ile değil, eğitim ve demokrasi ile aşmalıdırlar. Bu cümledeki demokrasi vurgusu çok düşündürücü... Bu siteden yararlanıyoruz ama haddinden fazla demokrasi cümlesi geçmektedir. Kaygı verici bir durum islam dinini anlatırken yönetim şekli olarak veya barış manası yükleyerek ne yapmaya çalışıyorsunuz. çok ilginçç
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Ahiret hayatımız tahkiki iman ile dünya hayatımız ise gerçek demokrasi ve hukuk sistemi ile kurtulabilir. Orta doğu ülkelerinin hepsinde otoriter ve dikta rejimleri var ve hepsi dünyevi açıdan geri kalmışlar. İlginç olan ne kadar adi ve basıcı rejimler varsa hepsi şeriata yamanmaya çalışılıyor. İslam şeriatı, saltanat, olugarşi, diktatör ve benzeri rejimlerin hepsinden münezzeh ve mukaddestir. İslam dininin ruhuna en uygun ve en ideal yönetim şekli meşveret ve şura esasını da içinde barındıran gerçek demokrasidir. Müstebit ve otoriter rejimler firavun rejimleridir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...