"Eğer şirk yolunda esbâba havale edilse, karıncanın eseri karınca gibi ehemmiyetsiz ve zerrenin san'atı, zerre kadar kıymeti kalmaz ve her şey mânen sukut ettiği gibi maddeten dahi o derece sukut edecekti ki,.." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aynen öyle de tevhid yolunda her şey Kadîr-i Zülcelâle intisap ve istinat ettiğinden, bir karınca bir firavunu, bir sinek bir Nemrudu, bir mikrop bir cebbarı mağlûb ettikleri gibi, tırnak gibi bir çekirdek dağ gibi bir ağacı omuzunda taşıyarak o ağacın bütün âlât ve cihazatının menşei ve mahzeni bir tezgâh olmakla beraber; her bir zerre dahi, yüz bin san'atlarda ve tarzlarda bulunan cisimleri ve suretleri teşkil etmek hizmetinde bulunmak olan hadsiz vazifeleri o intisap ve istinatla görebilir. Ve o küçücük memurların ve bu incecik askerlerin mazhar oldukları eserler gayet mükemmel ve san'atlı ve kıymettar olur. Çünkü, o eserleri yapan zât, Kadîr-i Zülcelâldir, onların ellerine vermiş, onları perde yapmış."

"Eğer şirk yolunda esbâba havale edilse, karıncanın eseri karınca gibi ehemmiyetsiz ve zerrenin san'atı, zerre kadar kıymeti kalmaz ve her şey mânen sukut ettiği gibi maddeten dahi o derece sukut edecekti ki, koca dünyayı beş parayla kimse almazdı."(1)

Bir incir çekirdeği sonsuz kudrete dayanmadan, onun namı ile hareket etmeden incir ağacını taşıyamaz, ona menşe olamaz.

Bir arı, Allah'ın sonsuz ilim ve kudreti olmadan o mükemmel bal tatlısını icad edemez.

Gözsüz ve şuursuz ipek böceği, Allah’ın isim ve sıfatları olmadan o ipeği icad edemez. Yani bunları yapan ve arka planda işleyen Allah’ın sonsuz ilmi, mutlak iradesi ve nihayetsiz kudretidir.

Mesela, bir şahsın kendi kuvveti ile binlerce insanı zorla bir yere götürüp, cebren bir işte çalıştırması imkânsız bir şeydir. Ama aynı şahıs devlet adına ve devlet kuvvetine dayanarak bir şehirde yaşayan ahaliyi bir yere sevk eder, bir işte çalıştırabilir. Zira onun arkasında koca bir devletin kuvveti, onun ordusu ve polisi vardır.

Mesela, bir trafik polisi küçük bir el işareti ile kamyonları ve tırları durduruyor. Aynı polis elbisesini çıkarıp aynı hareketi yapsa, bir bisikleti dahi durduramaz. Demek o kamyonları durduran polisin kendi şahsî gücü ve kuvveti değil, onun resmî elbisesi arkasında duran devletin kuvvetidir.

Aynı şekilde arı, incir çekirdeği ve ipek böceği gibi aciz mahlûklar, bal, incir ve ipek gibi harika nimetleri kendi şahsî kuvvet ve ilimleri ile değil, Allah’ın sonsuz ilim ve kudretine dayanarak yapıyorlar.

Bal gibi en şifalı harika nimeti, şuursuz ve ilimsiz arının yapması mümkün mü? Balı, arının yaptığını söylemekle, bir tek şahsın kendi gücü ile milyonlarca İstanbul ahalisini dövebileceğini söylemek aynı safsatadır. Karıncanın zerre kadar bir kuvveti yokken, Allah’ın havl ve kuvvetine dayandığında, Firavun’un sarayını onun başına yıkıyor.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muhammed4334

Burda "beş para ile kimse almazdı" cümlesinden maksad ne olabilir? Nasıl anlamalıyız? Bu kadar herşeyi esbaba verilen bir asırda herkes dünyaya talib. Ama üstad tevhide verilmezse maddeten de beş para kimse vermezdi diyor. Nasıl anlıyorsunuz burayı?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Karınca tevhide dayandığında boyundan büyük işleri yapabiliyor ama şirk ve küfre verildiği zaman karınca cürmü kadar iş yapabilir hatta hiç yapamaz denilmek sureti ile eşyanın Allah'tan bağımsız düşünüldüğünde değersizleşeceğini ve zahirde yapıyor görülen hiç bir işi kendi kuvveti namına yapamayacağı ifade ediliyor. Beş para etmez ifadesi de bu inceliğe işaret ediyor dünya malına hırsı değil. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...