Block title
Block content

"Eğer uhrevî meziyetler ise, zaten onlarda haset olamaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyâkârdır; âhiret malını dünyada mahvetmek ister." ifadesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mesela, birisinde Allah’a çok ibadet etme meziyeti var, biz kalkıp bu meziyeti kıskansak, Allah’a olan bağlılığımızda samimiyet yoktur demektir. Zira kıskandığımız kişi, hem Allah’ın rızasına uygun hem de onu hoşnut etmek için ibadet ediyor, biz şayet Allah’ı seviyor ve ona samimi bağlı isek, o kişinin ibadetinden memnun olmamız gerekir. Yok memnun olmuyor isek, Allah’a olan bağlılığımız görünüşte ve samimiyetsizdir, demektir.

Yine birisi çok güzel hitabeti ile insanları hakka ve imana davet ediyor ve Allah’ı memnun edecek işler ile meşgul; biz bu şahsa karşı kıskançlık ederek, neden güzel hitabeti ile insanları etkiliyor, teveccühü üstüne çekiyor diye ona husumet etsek, gösteriş içinde olduğumuz sabit olur. Zira onun yaptığı Allah’ın rızasına uygun ve üstelik hakka hizmet ediyor; bundan rahatsız olmak ancak samimiyetsiz, sadece gösteriş içinde olanların bir sıfatı olabilir. Demek o haslet bu adamda olsa insanların teveccühü için çabalayacak demektir.

Hasetlikte bir de Allah’ın taksimine razı olmamak manası vardır ki, bu da ihlas ile bağdaşmaz, riya ise ihlasın zıddıdır. Yani  o şahsa güzel hitabet sanatını veren Allah’tır. Biz o adama haset ederken zımni olarak Allah’a karşı bir itirazda ve rızasızlıkta bulunmuş oluyoruz. Halbuki samimi iman ve muhabbet içinde olan bir adam, her halükârda Allah’a teslim ve tevekkül içinde olur, onun taksimini asla sorgulamaz.

Özet olarak, Allah’ı seven adam Allah’ın sevdiğini de sever ve ona ikram ve ihsanından memnun kalır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...