Block title
Block content

"Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünkü ancak vücudun terkiyle vücut bulunabilir. Ve keza, vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuttan senin elinde ancak bir nokta kalabilir." ifadelerini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünkü ancak vücudun terkiyle vücut bulunabilir. Ve keza, vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuttan senin elinde ancak bir nokta kalabilir. Bütün vücudun cihât-ı erbaasıyla ademler içerisinde kalır. Amma, o noktayı da elinden atarsan, vücudun tam mânâsıyla nurlar içinde kalır."(1)

Cenab-ı Hakk'ın isim ve sıfatları mutlak ve ezeli olmasından, tam manası ile idrak ve ihata edilmesi imkansızdır. Bu yüzden insana bir takım nisbi ve farazi hisler takılmıştır. Bu hislerin veriliş gayesi ise, Allah’ın, mutlak ve mücerred olan isim ve sıfatlarının bir derece anlaşılması ve kıyaslanarak  bilinmesi içindir. Yoksa bu nisbi ve cüz’i olan duygular, sahiplenilip, Yaratıcıya karşı meydan okuma aracı haline getirmek için verilmemiştir.

Buradaki noktadan kast edilen mana; insandaki benlik ve enaniyet duygusudur. İnsan farazi ve vehmi olan enaniyeti sayesinde kendinde müstakil bir varlık ve Allah’ın terbiye ve idaresinden başka bir tedbir ve idare vehmine kapılıyor. Bu vehim de ibadet ve ubudiyetin esasına ve özüne uygun olmayan bir haldir. Zira hakikati halde insanın müstakil olarak hiçbir varlık ve benliği yoktur. İnsana verilen benlik hissi, Allah tarafından isim ve sıfatlarını anlamak için verilen bir kıyaslama aracıdır. Yoksa kendini müstakil görüp Allah’a karşı rububiyet davasında bulunmak için değildir.

Hakiki kulluk, ene hissi ile Allah’ın sonsuz ve hudutsuz isim ve sıfatlarını tanıdıktan ve anladıktan sonra, o emaneten verilmiş olan hissi tekrar sahibine verip teslim ve tevekkül etmektir. Gaflet perdesini üzerine çekip nerden geldiğini ve verilmişlik manasını unutmak tam bir dalalettir.

İnsan cüzi benlik hissini terk edip Allah'a vermez ise güneşe itimat etmeyen ateş böceğinin karanlık içinde kalması gibi, insan da mutlak bir karanlığa düşer. İnsanın zayıf ve kuvvetsiz iradesinden başka hiçbir sermayesi yoktur, ihtiyaç ve arzuları ebede uzanmış bu kuvvetsiz irade ile hangi ihtiyacını ve arzusunu tedarik edebilir. Halbuki irade ve benliği bırakıp Allah’a tevekkül etse, her talep ve ihtiyacı karşılık bulur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Habbe | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4030 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Allah razı olsun, tebrik ve teşekkür ederim...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...