Block title
Block content

"Ehadiyet-i Zât-ı İlâhiye ile külliyet-i ef’âli; ve vahdet-i şahsiyesiyle muinsiz umumiyet-i Rububiyeti; ve ferdâniyeti ile şeriksiz şümul-ü tasarrufatı;.." Üstad bu risaleyi yazdığına göre bu konu tam izah edilmemiş geçmişte, ne dersiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey nefs-i nadan! Diyorsun ki: 'Ehadiyet-i Zât-ı İlâhiye ile külliyet-i ef’âli; ve vahdet-i şahsiyesiyle muinsiz umumiyet-i Rububiyeti; ve ferdâniyeti ile şeriksiz şümul-ü tasarrufatı; ve mekândan münezzehiyetiyle her yerde hazır bulunması; ve nihayetsiz ulviyetiyle her şeye yakın olması; ve birliği ile her işi bizzat elinde tutması, hakaik-ı Kur’âniyedendir. Kur’ân ise hakîmdir. Hakîm ise, akıl kabul etmeyen şeyleri akla tahmil etmez. Akıl ise, zahirî bir münâfâtı görüyor. Aklı teslime sevk edece bir izah isterim.'"(1)

Tevhidin bütün makamları bütün mertebeleri bütün izahları geçmişte de biliniyor ve yaşanıyordu. Bu sebeple iman hakikatlerinin şerh ve izahını sadece bu zamana ve Risale-i Nur'a tahsis etmek, ifrat bir bakış açısıdır.

Risale-i Nur'un diğer eserlerden farkı, böyle ilmi ve derin konuları temsil dürbünün yardımı ile avamın anlayacağı bir seviyeye indirmiş olmasıdır. Yoksa Risale-i Nur'da zikredilen bütün imana dair incelikler eski dönemde yaşamış alim ve asfiyaların eserlerinde de mevcuttu. Ama ilmi ve temsilsiz ifade edildikleri için havassa mahsus kalıyorlardı, avam tam istifade edemiyordu.

"Hem meselâ, sırr-ı kader ve cüz-i ihtiyarînin halli için, koca Sa'd-ı Taftazanî gibi bir allâme, kırk elli sayfada, meşhur Mukaddemât-ı İsnâ Aşer namıyla telvih nam kitabında ancak hallettiği ve ancak havassa bildirdiği aynı mesâili, kadere dair olan Yirmi Altıncı Söz'de, İkinci Mebhasın iki sayfasında tamamıyla, hem herkese bildirecek bir tarzda beyanı, eser-i inâyet olmazsa nedir?.."(2) 

Bu paragrafta da ifade edildiği gibi, kader meselesini daha önce Sa'd-ı Taftazanî de izah etmiş, ama havassa mahsus ve uzun bir eser ile izah etmiş; Risale-i Nur gibi iki üç sayfa ile avama izah edememiş.

Eski zamanda imana dair hakikatler dağınık, uzun ve derin bir şekilde izah edilmişken, bu zamanda Risale-i Nur sayesinde derli toplu, kısa ve anlaşılır bir şekilde izah edilmiştir. Yoksa eski zamanda hiç bilinmemiş hiç izah edilmemiş demek yanlış olur.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Altıncı Söz.

(2) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şua | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 993 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...