Block title
Block content

"Ehadiyet-i Zât-ı İlâhiye ile külliyet-i ef’âli; ve vahdet-i şahsiyesiyle muinsiz umumiyet-i Rububiyeti; ve ferdâniyeti ile şeriksiz şümul-ü tasarrufatı; ve mekândan münezzehiyetiyle her yerde hazır..." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Vahidiyet ise, bütün o mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır demektir. Ehadiyet ise her şeyde Hâlık-ı Külli Şey’in ekser esması tecelli ediyor demektir.” (1)

Vahidiyet ve Ehadiyet ikisi de Allah’ın birliğini ifade eder. Ancak vahidiyet, Allah’ın umum kâinattaki birlik tecellisini, ehadiyet ise kâinat içindeki her bir varlıkta görünen birlik tecellisini ifade eder.

Meselâ küçük ayna parçalarından bin tanesini yan yana koyup büyük bir ayna meydana getirsek, güneşin bu aynalarda iki türlü görüntüsü olur. Biri, parçalardan oluşan aynanın bütününde görünen tek bir görüntü, diğeri ise o bin parçanın her birinde görünen ve güneşi olduğu gibi gösteren birlik görüntüleri. Fakat parçalardan oluşan aynanın çapı ihata edemeyeceğimiz kadar büyütülse, aynanın tümünde görünen görüntüyü biz de ihata edemeyiz ve o görüntü hakkında tam bir bilgiye sahip olamayız. Ancak aynayı oluşturan parçaların her birindeki görüntüyü rahatlıkla görebilir ve güneş hakkında bilgi edinebiliriz.

Temsilde hata olmasın, Allah’ın da kâinatta iki türlü birlik tecellisi vardır. Biri kâinatın bütününde, diğeri ise kâinatı meydana getiren her bir varlıkta görünen birlik tecellisidir. Kendisini tanımakla yükümlü kıldığı kulları O’nu bilmede ve tanımada güçlük çekmesinler diye vahidiyetle beraber ehadiyet tecellisini de bize göstermektedir.

Kâinat bir bütün olarak Allah’ın birliğini gösterdiği gibi, kâinatı meydana getiren her bir varlık da kâinatın bir misal-i müsağarı (küçük bir özeti) olmak cihetiyle O’nun birliğini bize göstermektedir.

Vahidiyet, bütün kâinatın birinin olması, bir elden çıkmasıdır. Cenab-ı Hakk’ın vahidiyet ile tecellisi, umumidir. Ehadiyet ile tecellisi ise, hususidir. Mesela, Cenab-ı Hak, ateşe yakıcılık özelliği vermiştir. Normal şartlarda, ateş yakar. Fakat, eğer Cenab-ı Hak dilerse, bazı kulları için o kanunu iptal ediverir. Mesela, Hz. İbrahim (as) ateşe atılmış, fakat ateş onu yakmamıştır.

Ehadiyet, Cenab-ı Hakk’ın her bir şeydeki birlik tecellisidir. Mahir bir sanatkârın yaptığı her bir eser, o sanatkârı gösterir. Eğer o sanatkâr herbir eserine kendine has taklid kabul etmez mühürler vurmuşsa, o eserler “Beni ancak falan sanatkâr yapabilir.” diye ilan ederler. Yaratılmış her bir eserdeki hususi mühür, o yüce yaratıcının tek olduğunu bildirir.

Bu noktadan baktığımızda “ehadiyet, herbir şeyde Halık-ı külli şeyin ekser isimlerinin tecelli etmesidir.” Yani, küçük bir canlı bile, her şeyi yaratan Allah’ı ekser isimleriyle bildirir, tanıttırır.

Canlılar içerisinde insan, ehadiyetin özel mazharıdır. Çünkü her insan, kâinatın küçük bir misalidir. “Âlem büyük bir insan, insan küçük bir âlemdir.” İnsanlar içerisinde de Hz. Muhammed (asv) ehadiyetin en has muhatabıdır. Zira hadis-i kudsinin ifadesiyle, bütün kâinat onun hürmetine yaratılmıştır.

Ferdiyet'e gelince; Otuzuncu Lem'a'da şöyle tanımlanmaktadır;

"Vâhid ve Ehad isimlerini tazammun eden bir İsm-i Âzam veya İsm-i Âzamın altı nurundan bir nuru olan Ferd ismi. Yani hem saltanat cihetiyle, hem de icraat cihetiyle eşi, benzeri ve ortağı, muini yardımcısı yoktur. demektir." (2)

  Dipnotlar:

 (1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup.

(2) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şua | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6031 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

numune
allah razı olsun.çok nefis bir anlatım,doyurucu bir izah tarzı sergilenmiş.risale_i nurun anlama metodlarını çok güzel kullanılmış.tekrar teşekkürlerimi taktim ediyorum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...