"Ehemmiyetli ve kıymettar şeyleri aynıyla iade ediyor. Yani, ekser eşyanın misliyle tazelenmesi, mevsimlerin tebeddülünde, asırların değişmesinde o kıymettar, ehemmiyetli şeyleri aynıyla iade ediyor." Bu ifadeleri örnekle izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yine Onuncu Sözün Altıncı Hakikatinde ispat edildiği gibi, değil ruh-u beşer, hatta en basit tabakat-ı mevcudat dahi, fenâ için yaratılmamışlar, bir nevi bekaya mazhardırlar. Hatta, ruhsuz, ehemmiyetsiz bir çiçek dahi, vücud-u zâhirîden gitse, bin vecihle bir nevi bekaya mazhardır. Çünkü sureti hadsiz hafızalarda bâki kalır. Kanun-u teşekkülâtı, yüzer tohumcuklarında beka bulup devam eder. Madem bir parçacık ruha benzeyen o çiçeğin kanun-u teşekkülü, timsal-i sureti bir Hafîz-i Hakîm tarafından ibka ediliyor, dağdağalı inkılaplar içinde kemâl-i intizamla zerrecikler gibi tohumlarında muhafaza ediliyor, bâki kalır. Elbette, gayet cemiyetli ve gayet yüksek bir mahiyete mâlik ve haricî vücut giydirilmiş ve zişuur ve zihayat ve nuranî kanun-u emrî olan ruh-u beşer, ne derece katiyetle bekaya mazhar ve ebediyetle merbut ve sermediyetle alakadar olduğunu anlamazsan, nasıl 'Zîşuur bir insanım.' diyebilirsin?"

"Evet, koca bir ağacın bir derece ruha benzeyen programını ve kanun-u teşekkülatını, bir nokta gibi en küçük çekirdekte derc edip muhafaza eden bir Zat-ı Hakîm-i Zülcelal, bir Zat-ı Hafîz-i Bîzeval hakkında, 'Vefat edenlerin ruhlarını nasıl muhafaza eder?' denilir mi?" (Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.)

Bitkilerdeki büyüme kanunu, onların bir cihetle ruhu hükmüne geçtiği için, bitkilerin sonraki baharlarda yeniden yaratılmaları “aynıyla iade” olarak değerlendirilebilir.

Mesela; elma türünün teşekkül kanunu, bu türe ruh olduğu için, elmaların aynıyla iade edilmesine vesile oluyor. Bu teşekkül kanunu da elmanın çekirdekleri vasıtası ile sonraki nesillere intikal ediyor. Bütün bitki türlerini bu şekilde değerlendirebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...