Block title
Block content

"Ehl-i dalâlet ve ilhad, mesleklerini muhafaza ve ehl-i imanın intibahlarına mukabele ve mümanaat etmek için, o derece garip bir temerrüd ve acip bir hamâkat gösteriyorlar ki, insanı insaniyetten pişman eder." açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Umumi afet ve belaların manevi sebebi, hikmeti; insanlığı gaflet uykusundan uyandırmak, dehşetli tuğyan ve inkarlarından vazgeçirmek ve tanımak istemedikleri Kâinat Sultanını tanıttırmak içindir.

Şimdi bu umumi afet ve belaların arka cephesinde asıl aktör ve fail olan Allah’ı görmeyip -haşa- onun yerine adi ve şuursuz sebepleri vaz edersek, yukarıdaki maksatlar havada kalır, insanlar yine gaflet, tuğyan ve inkarlarına kaldıkları yerden devam ederler. Deprem gibi büyük bir felakete  fayın kırılması gibi adi bir sebebi  fail ve aktör göstermek, depremden maksut bütün hikmet ve gayeleri sukut ettirmektir.

Dinsizler ve materyalistler, mesleklerini, yani dinsizliklerini ve inkar felsefelerini muhafaza etmek ve ehl-i imanın uyanmasını,  kendilerine çeki düzen vermelerini engellemek  için, o derece garip bir inat ve acip bir tavır gösteriyorlar ki, insanı insaniyetten pişman ediyorlar. İlahi maksatların anlaşılmasını engellemek için küfür ve gaflet  perdesini alabildiğine yaymaya çalışıyorlar.

Halbuki bu gibi büyük afet ve belaların zahiri sebepleri, sadece bir bahane ve perdelerdir. O sebepleri tetikleyip harekete geçiren gerçek fail Allah’ın kudret elidir. Tüfeğin tetiğini çeken faili görmeyip, tüfeğin mekanizmasını inceleyerek onu muhakeme edip yargılayan  bir hakim hem aptaldır hem de zalimdir. Maktulün yakınlarını çileden çıkartır. Tüfeği hapse atıp, tüfeğin gerçek failini serbest bırakmak nasıl bir inat ve nasıl bir ahmaklık ise, depremin oluşmasında sadece bir mekanizma olan fayın kırılmasını gerçek fail gösterip, onun arkasında asıl fail olan İlahi kudreti görmemek gerçekten  garip bir inat, acip bir ahmaklıktan başka bir şey değildir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...