Ehl-i dalâletin mazi ve müstakbelinin mukayesesi yapılırken mazideki vaziyetleri “akıl alakadarlığı” olarak nazara veriliyor. Gelecek zamanlar ise “itikadsızlıkları” noktasından değerlendiriliyor. Bunun sebebi ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın aklı hem mazi hem de istikbal ile alâkadardır; ona bu iki zaman dilimini hatırlatarak, maziden ders alıp istikbale hazırlanmasına yardım eder. Burada ayrı bir mesaj verilmektedir: Ehl-i dalâlet ve gaflet, maziyi düşündüğünde onu hiçlik olarak düşünür, ölmüş ebeveyninin, dedelerinin, ninelerinin ve diğer bütün sevdiklerinin hiçliğe gömüldüklerini zanneder. Âhirete itikat etmediği için kendisini de istikbalde aynı yolun yolcusu olarak görür. O da bir gün yok olacak, gelecek nesillerce unutulacak, yokluğa gömülecektir. Kendi varlığından ve bütün sevdiklerinden bu ebedî ayrılık, onun ruhuna zulmetler verir.

Burada “zulmet” kelimesinin kullanılması, “İman hem nurdur hem kuvvettir.” cümlesiyle yakından alâkalıdır. İmanlı bir kişi için kabir “zulümatlı bir kuyu ağzı” olmadığı gibi, “kabir tünelinin” öbür ucu ebedî hayata çıkmaktadır ve ebedî bir cennet onu beklemektedir. Bu itikad, o mü’mine ayrı bir kuvvet verir ve dünya hayatını saadet içinde geçirmesini temin eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...