"Ehl-i dünya bana diyorlar ki: Bizim usül-ü medeniyetimizi tarz-ı hayatımızı ve suret-i telebbüsümüzü ne için sen kendini tatbik etmiyosun? Demek bize muarrızsın." suali ile başlayan Beşinci Nokta'yı açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİSİ: Ehl-i dünya bana diyorlar ki: 'Bizim usul-ü medeniyetimizi, tarz-ı hayatımızı ve suret-i telebbüsümüzü niçin sen kendine tatbik etmiyorsun? Demek bize muarızsın.'"

"Ben de derim: Hey efendiler! Ne hakla bana usul-ü medeniyetinizi teklif ediyorsunuz? Halbuki siz, beni hukuk-u medeniyetten iskat etmiş gibi, haksız olarak beş sene bir köyde muhabereden ve ihtilattan memnu bir tarzda ikamet ettirdiniz. Her menfiyi şehirlerde dost ve akrabasıyla beraber bıraktınız ve sonra vesika verdiğiniz halde, sebepsiz beni tecrid edip, bir iki tane müstesna, hiçbir hemşehriyle görüştürmediniz. Demek beni efrad-ı milletten ve raiyetten saymıyorsunuz. Nasıl kanun-u medeniyetinizin bana tatbikini teklif ediyorsunuz? Dünyayı bana zindan ettiniz. Zindanda olan bir adama böyle şeyler teklif edilmez. Siz bana dünya kapısını kapadınız. Ben de ahiret kapısını çaldım; rahmet-i İlâhiye açtı. Ahiret kapısında bulunan bir adama, dünyanın karma karışık usul ve âdâtı ona nasıl teklif edilir? Ne vakit beni serbest bırakıp, memleketime iade edip hukukumu verdiniz; o vakit usulünüzün tatbikini isteyebilirsiniz."(1)

Üstad Hazretlerinin zamanındaki idare kadrosu Osmanlının yıkılması ve yeni rejimin kurulması ile İslam’ın hayat tarzını bırakarak, Batı medeniyetinin hayat tarzını hem kendileri tatbik ediyorlar hem de halka kanun ve silah zoru ile dayatıyorlardı. Üstad Hazretleri bu dayatmaya boyun eğmeyip, İslam’ın hayat tarzını kendine rehber ve model ittihaz ederek, Müslümanlara bir rehberlik vazifesi görüyor.

Üstad Hazretlerinin cebren ve zulmen bir inziva hayatı yaşaması onların hayat tarzına girmekten onu muhafaza ediyor. Onların teklifine de meşru bir red sebebi oluyor. "Madem siz beni vatandaş kabul etmeyip benim hak ve hürriyetimi yok sayıyorsunuz, ben de sizin hayat tarzınızı reddediyorum" diyor. Bir cihetle hayatının hapislerde ve zulümlerle geçmesini, onlar gibi yaşamaya tercih ediyor ve bize fedâkarlık noktasından güzel bir numune oluyor.

1) bk. Mektubat, On Altıncı Mektup, Beşinci Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

cayci

Buradaki vesika nedir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Vesika ifadesi mahkum ya da göz hapsinde olanların eşi dostu ile görüşmelerine izin verilmesi anlamına geliyor.

Tecrit ise mahkum ya da göz hapsinde tutulan birisinin kimse ile görüştürülmemesidir.

Katile, hırsıza, canilere vesaireye eşi dostu ile görüşmelerine izin verip hiçbir suçu günahı olmayan masum bir insanı tecrit etmek tam bir zulümdür.

Hapishanelerde görüş günleri tertip edilip her mahkumu yakın akrabaları ile görüştürmek yasal bir hak iken Üstadımız bu yasal haktan mahrum edilmiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...