Block title
Block content

"Ehl-i gaflet ve dalâlet ve felsefenin ahmaklığına bak ki, kudret-i fâtıranın o Levh-i Mahfuzunu ve hikmet ve irade-i Rabbâniyenin o basîrâne kitabının eşyadaki cilvesini, aksini, misalini hissetmişler; hâşâ, 'tabiat' namıyla tesmiye etmişler, körletmişler." Bu kısmı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir bina düşünelim, bu binanın ilk merhalesi plan ve proje kısmıdır. Binanın bütün ayrıntıları ve keyfiyeti öncelikli olarak bu plan ve programda tespit ve  tayin edilir. Bu kısımda işleyen ilim ve kaderdir. İşte binanın bu kısım ve merhalesine “İmam-ı Mübin” diyebiliriz.

Kainat da temsilde hata olmasın, bu bina gibi önce Allah’ın ilm-i ezeliyesinde varlığını buldu; sonra vücuda çıkacak olan bu kainat, bu plan ve program üzere hareket eder, onun çizdiği hattın dışına çıkamaz. İlmi ilahideki bu varlık, tabir yerinde ise bu plan, daha çok kainatın mazi ve müstakbelini temsil eder. Alemi şehadetten çok alemi gayba bakar. Bir ağacın çekirdeği ve kökleri İmam-ı Mübini andırır ve  adeta somut bir kader gibidir. Tabiat dedikleri mevhum şey, aslında kaderin bu manevi kalıbının insan zihnindeki iz düşümüdür. Ama maddeci felsefe buna uluhiyet isnat ediyor. 

Kitab-ı Mübin ise, o bina ve kainatın plan ve program kısmının, yani “İmam-ı Mübin”in  hayata geçirilmesi, harici bir vücut verilmesinin adıdır. Burada Allah’ın kudret sıfatı hükmeder ve iş görür. Mazi ve müstakbelden ziyade şimdiki hale bakar. Yani alem-i gaybdan çok, alemi şehadeti temsil eder. Binanın “İmam-ı Mübin” kısmını  mühendis tayin eder, binanın hayata geçirilmesi işini  ise işçi ve ustalar yapar. Burada mühendis ilim sıfatı, usta ve amele  ise kudret sıfatıdır.

Bu noktadan bakacak olursak,  tabiat denilen şeyi planlayıp program haline getiren kaderdir. Bu plan ve programı eyleme ve amele dönüştürüp tatbik eden de Allah’ın kudret sıfatıdır. İşte küfür ve gaflet gözü ile bakanlar, tabiat ile Levh-i Mahfuzu bir birine karıştırmışlar. İmam-ı Mübin’in düzgün hatlarını ve devamlı olan kanunlarını harici bir tabiata havale etmişler. Yukarıda da dediğimiz gibi tabiat dedikleri mevhum şey aslında kaderin bu manevi kalıbının insan zihnindeki iz düşümüdür. Ama maddeci felsefe buna uluhiyet isnat ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2392 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

ahmet hüsrev
TÜM GEDİKLER KAPANIYO SAYENİZDE SEBEB OLANLARDAN RABBİM RAZI OLSUN
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...