Block title
Block content

"Ehl-i ilhad ile ve bilhassa Avrupa mukallitleriyle münazarayla iştigal edenler büyük bir tehlikeye mâruzdurlar. Çünkü, nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsiz olması ihtimaliyle tedricen hasımlarına mağlûp olur ki,.." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Ehl-i ilhad ile ve bilhassa Avrupa mukallitleriyle münazarayla iştigal edenler büyük bir tehlikeye mâruzdurlar. Çünkü, nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsiz olması ihtimaliyle tedricen hasımlarına mağlûp olur ki, bîtarafâne muhakeme denilen munsıfâne münazarada nefs-i emmâreye emniyet edilemez. Çünkü, insaflı bir münâzır, hayalî bir münazara sahasında, ara sıra hasmının libasını giyer, ona bir dâvâ vekili olarak onun lehinde müdafaada bulunur. Bu vaziyetin tekrarıyla dimağında bir tenkit lekesinin husule geleceğinden, zarar verir. Lâkin, niyeti hâlis olur ve kuvvetine güvenirse, zararı yoktur. Böyle vaziyete düşen bir adamın çare-i necatı, tazarru ve istiğfardır. Bu suretle o lekeyi izale edebilir."(1)

Bitarafane muhakeme; kelime olarak bir şeyi tarafsız bir açıdan düşünmek ve değerlendirmek anlamındadır. Kafir ve inançsız birisi ile tartışan mümin, şayet kendi inanç dünyasında ve kalbinde imanı ve onun meselelerini tam hazmetmemiş ise, tartışma esnasında yaralanır ve yalpalar. Tarafsızlık kaidesi, onun kalp ve ruhunda derin yaralar açıp, fikir kirleri bırakabilir. İmana ve küfre tam vakıf olmadığı için, karşı tarafın bir itirazı ya da tenkidi karşısında şüpheye düşebilir. En azından nefis o kimseyi taciz edip evhamla huzurunu bozabilir. Bu yüzden ehl-i küfür ile münazaraya girecek bir müminin, ilmi ve manevi donanımı tam olmalıdır. Yoksa büyük bir tehlikeye mâruz kalabilir.

Objektif tartışmada en önemli bir nokta; empati ile karşı tarafın şekline girip, meseleyi o veçheden değerlendirmektir ki, bu donanımsız birisi için çok risklidir. Şeytanın avukatlığını yapıp sonra hakka tekrar dönmek, manevi kuvvet ve derin ilim ile olur.

Mesela; şeytan, "Kur’an’ı Allah kelamı olarak değil de -tarafsız olmak için- ne beşer kelamı olarak ne de Allah kelamı olarak değerlendir ve öyle bak, o zaman Kur’an'da var dediğin o yüksek meziyetler ve üstün beyan gücü kalacak mı?" diyerek, insanları dalalete sürüklüyor. 

Üstad Hazretleri şeytanın bu ince hilesine karşı, Kur’an’a tarafsız bir açıdan bakılamayacağını, tarafsız bakışın zımni olarak karşı görüşü kabul manasına geldiğini ifade etmekle, şeytanın bu ince hilesini deşifre ediyor. Kur’an; ancak  Allah tarafından, yani onun kelamı nazarı ile bakılırsa meziyet ve harikaları görünür. Yoksa tarafsız ya da beşer kelamı nazarı ile bakmak o harika nurları söndürür ve uçurur. O zaman objektiflik ve tarafsızlık yapıyorum diyen adam, dinsizliğe sürüklenir ve karanlık içinde boğulur gider. Çokları bu tarafsız bakış aldatmacası ile imanlarını kaybediyor.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zeylü'l-Hubâb

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

k.toprak
Beynimde aynı konuyla ilgili başka soru sormama gerek kalmadan istedigim cevaplar verilmiş stresli geçen günümün ardından takıldığım meselenin cevabının gelmesi beni rahatlattı Allahda sizlere herdaim rahatlık versin .
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
"tarafsız bakışın zımni olarak karşı görüşü kabul manasına geldiği..."ifadesini biraz açarmsnz.bu ifade sadece bu cümleye münhasır mı yoksa objektif bakışın her alanda kullanımı için geçerli mi
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Tarafsız bakışın içinde her zaman bir risk söz konusudur. Aralarında sıkıntı olan iki insana hakemlik yaparken, işin başında ön yargılardan uzak durmak için, iki kişiyi de yüzde elli haklı veya yüzde elli haksız görmek gerekiyor. Bu bakış, hakikatte haksız olan kişiye dolaylı bir tarafgirliktir. Ancak adil ve gerçek bir soruşturma neticesinde hakikat ortaya çıkıyor. Yani tarafsız olmanın bir dez avantajı vardır ancak, hakikatin ortaya çıkması için de olması gereken yoldur. Ön yargının dezavantajı ise daha fazladır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hilald
Kur’an; ancak Allah tarafından, yani onun kelamı nazarı ile bakılırsa meziyet ve harikaları görünür. Yoksa tarafsız ya da beşer kelamı nazarı ile bakmak o harika nurları söndürür ve uçurur. '' tarafsız veya beşer kelamı ile bakmak iman hakikatlarinin nurlarını niçin söndürür? örneklerle açıklamanız mümkün mü?? Allah razı olsun....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...