Block title
Block content

"Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem rahmet-i İlâhiyeye zulmeder, tecavüz eder." cümlesini, özellikle rahmet-i İlahiyeye zulüm konusunu nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem rahmet-i İlâhiyeye zulmeder, tecavüz eder."

"Hem ona gelen musibetlerden memnun ve nimetlerden mahzun olup, kader ve rahmet-i İlâhiyeye, onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdetâ kaderi tenkit ve rahmete itiraz ediyor. Kaderi tenkit eden, başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır."(1)

Ehli kin ve adavet olan adam, hasedlik duygusu ile düşmanına yapılan ikram ve ihsanlardan dolayı, Allah’ın rahmetine ve taksimatına karşı küsüyor ve darılıyor ki, bu hal Allah’ın rahmet ve takdirine itiraz olduğu için zulümdür, yanlıştır. Allah’ın rahmetine zulüm bu manayadır.

Burada zulüm, kişinin kendi nefsine de zulmü içerir, zira Allah’ın rahmet ve takdirini tenkit eden adam tövbe ve istiğfar etmez ise, ya dünyada belasını bulur, ya da cehennemde cezasını çeker. Kinciliğin ve çekememezliğin böyle tehlikeli yönleri olduğu için, bu halden çabuk kurtulma yollarına bakmak gerekir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...