Block title
Block content

"Ehl-i tahkikin yanında bine kadar mucizât-ı bâhireyi göstermiştir..." Buradaki mucizelerin tamamı sahih midir? Aralarında zayıf veya mevzu varsa mucizelere güven sarsılmaz mı? Üstad "bine yakın mucize" diyor, bazı sitelerde "üç-dört bin mucize var" diyorlar...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm iddia-yı nübüvvet etmiş, Kur'ân-ı Azîmüşşan gibi bir ferman-ı göstermiş ve ehl-i tahkikin yanında bine kadar mucizât-ı bâhireyi göstermiştir.(*) O mucizat, heyet-i mecmuasıyla, dâvâ-yı nübüvvetin vukuu kadar vücutları kat'îdir. Kur'ân-ı Hakîmin çok yerlerinde en muannid kâfirlerden naklettiği sihir isnad etmeleri gösteriyor ki, o muannid kâfirler dahi mucizâtın vücutlarını ve vukularını inkâr edemiyorlar. Yalnız, kendilerini aldatmak veya etbâlarını kandırmak için -hâşâ- sihir demişler."(1)

Üstad Hazretleri mucizelerin sayısı konusunda bin rakamını veriyor ve bu rakamı ehli tahkike dayandırıyor. Kaynağını da paragrafın altında belirttik. Üç bin dört bin rakamını iddia edenler, kaynaklarını ve delillerini belirtmeleri gerekiyor.

Hadislerin sıhhati ve sağlamlığı, asırlar evvel hadis otoriteleri ve alimleri tarafından test edilip halledilmiş bir konudur. Günümüzde yeniden hadislerin sıhhatini sorgulamak ve eleştirmek aptallıktan başka bir şey değildir. Zira biz hangi hadisin sağlam hangisinin uydurma olduğunu yine eski dönemdeki hadis uzmanlarından öğreniyoruz. Bizim bu mesafeden, yani bu asırdan  hadislerin sıhhat kontrolünü yapmamız imkansızdır. Biz ancak eski zamanlarda yapılmış bu çalışmaları günümüzün teknik imkânları ile bir havuzda toparlar, bazı sınıflandırmalar yaparak kaliteli bir basım ile insanlara sunabiliriz.

Bunun dışında hadis usullerinin kaideleri ile hadisleri anlamak ve nasıl bir çalışma ile sıhhat testlerinin yapıldığını günümüz insanlarına ispat edebiliriz.

Hadisin dâhi imamları ve otoriteleri, hadisleri sıhhat yönünden gayet mükemmel bir süzgeçten ve elemeden geçirmişlerdir. En ince ayrıntılarına kadar sorguladıktan sonra bu hadis ya da değildir demişlerdir.

Diğer ilim dallarında olduğu gibi hadis ilminde de bir icma bir standart vardır. Bu icma ve standartların haricinde gazel okuyanlara itibar edilmemiştir. Yani o tarihlerde de sağlam ve güvenilir hadislere uydurma diyen sivri akıllı sapkınlar çıkmıştır, ama ümmetin kolektif aklı ve süzgeci bu densizlere fırsat vermemiştir.

İşte günümüzdeki şarlatan hadis düşmanları tarihteki bu aykırı ve çatlak sesleri kendilerine referans alarak iddiada bulunuyorlar. Biz böyle ümmetin ortak kabullerinden uzaklaşmış ve kolektif ilmi standartlara uymayan sapkınları ciddiye almamalıyız. Zaten bütün ilim dünyası da bu prensip ile hareket ediyor. Mesela, fizikçiler içinde birisi çıkıp mesnetsiz bir şekilde  fizik kabullerine aykırı bir fikir ortaya atsa, fizik dünyası bunu ciddiye almaz.

Bu konuda İmam Buhari, Müslim, Tirmizi, Beyhaki, Nesei, Suyuti, Ahmed b. Hanbel, Ebû Dâvud, Yahya b. Ma'în,  Süfyân es-Sevrî, İmam-ı Deylemi, İmam-ı Taberani, İshak B. Rahuye, Kadı İyaz, İbn-i Mâce, İbn-i Hacerü'l-Heytemi, bunlar ve bunlar gibi Ehl-i sünnetin otoriter hadis uzmanları dururken, bid'at ehli kişilerin sözüne aldırmamak gerekir.

Bu zatların eserlerinde bulunan sahih hadisleri, Allah Resulü (asm)'nün ağzından işitmiş gibi kabul etmek gerekir. Bütün ümmet bu gibi mevsuk imamların eserlerine itimat etmişlerken, bazı bid'at ehli imamların sözlerinden şüpheye düşmek ilim ve vicdan ile bağdaşmaz.  Bu zatlar hem uzman olmaları hem de Asr-ı saadete yakın olmalarından, hadiste söz onlara aittir. Maddeci felsefe ile beyni sersemleşmiş, liyakatsiz bazı bid'at ehli ilahiyatçıların sözleri şu uzman ve liyakatli icmanın karşısında sinek vızıltısı gibi kalır.

Dipnotlar:

(*) bk. El-Askalânî, Fethü'l-Bârî, VI/454; Nevevî. Şerhu Sahih-i Müslim, I/2.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, İkinci Nükteli İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Nükteli İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1306 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...