Block title
Block content

EHVEN-İ ŞER

 
Fıkıh usülünde yer alan külli kurallardan biri de şudur: “İki fesat tearuz ettiğinde (karşı karşıya geldiğinde) ehaffi (daha hafifi) irtikâb olunur.”

Mesela:
-Yangında yangın mahâlline yakın evlerin yıkılması, yangının büyümesini önleyecekse bu yola tereddütsüz gidilir.

-Batmaya yüz tutan geminin bir kısım yükleri denize atılır.

Ehven-i şer için, naklî delil olarak, “Fitnenin katilden daha büyük ve daha şedid olduğunu” bildiren âyetler getirilir. (Bakara 191 ve 217) Yani, fitneye sebep olanları katletmek, insanların fitneye kapılmalarından daha ehvendir. Adam öldürmek elbette arzulanmaz. Ama bu adamların çıkardığı fitne yüzünden, nice insanların maddî ve manevî hayatları tehlikeye girecekse ve nice kanlar dökülecekse bu katl hadisesi ehven kalır.

Bu konuda Nur Külliyatı’nda şu kaideye yer verildiğini görürüz:
“Hayr-ı kesir için, şerr-i kalil kabul edilir.” Büyük bir hayrın gelmesi, az bir kısım şerlere bağlıysa o şerler, istenmeyerek de olsa, kabul edilecektir. Ve bu kaidenin izahında şu misâle yer verilir:
“Kangren olmuş ve kesilmesi lâzım gelen bir parmağın kesilmesi hayırdır, iyidir. Halbuki, zahiren şerdir. Parmak kesilmezse el kesilir; şerr-i kesir olur.”

Mektûbat’ta, adalet iki şubeye ayrılarak incelenir. Bunlardan birincisi adalet-i mahzadır. Bu adalet, “Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez.” şeklinde tarif edilir.

Adalet-i izâfiye hakkında da şöyle denilir:
“Küllün selâmeti için, cüz’ü feda eder. Cemaat için ferdin hakkını nazara almaz. Ehvenüşşer diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmaya çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez, gidilse zulümdür.”

Bak: Adalet
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3206 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...