"Ehven-i şer ise bir adalet-i izafiyedir. Heyhât! Âlemin her halinde hayr-ı mahz olamaz." İki zararlı yoldan, az zararlı yol seçilebiliyorsa, "İnsanların imanını kurtarmak ve dine hizmet için günaha girilebilir." denmiş olunmuyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ehven-i şer" şeriat yasalarını belirleyen Allah için geçerlidir. Yani Allah insanlık için bir emir ya da yasak koyarken yüzde yüz hayrı gözetmiyor, bazı cüzi şerleri de nazara alıyor demektir.

Mesela, sabah namazını emrederken uykunun en tatlı olduğu o saatte insana "kalk" emrini veriyor. Bu nefis açısından ya da nefsin rahatı açısından hiç de hoş değil. Ama o vakitte kılınan namaz hem insanın terbiyesi, hem samimiyetini göstermesi hem ahiretteki mükafatı açısından çok büyük bir hayrı netice veriyor; bu yüzden o cüzi şer dikkate alınmıyor.

Cihat emrinde şehitler oluyor, bu da zahiren bir şerdir, ama cihadın neticesinde hem vatan kurtuluyor hem de düşman istilasından doğacak daha büyük şerler bertaraf edilmiş oluyor. Haliyle verilen şehitler nazara alınmıyor, alınmış olsa idi cihat emri olmazdı.

Allah’ın hangi emir ve yasağına bakarsak bakalım, böyle bir değerlendirme yapabiliriz.

"Ehven-i şer" insan açısından ancak açık bir emir ya da yasağın olmadığı diğer işlerde geçerli olabilir. Yoksa Allah tarafından açıkça belirtilmiş bir emir ya da yasak varken, insanın bu emir ya da yasak üzerinde "ehven-i şer" değerlendirmesi yapması söz konusu olamaz. İnsana böyle bir yetki verilmemiştir.

Ama şeriatın emir ve yasaklarının dışında kalan konularda, insanın, iki zararlı olandan daha az zararlı olanı tercih etmesi gerekir. Bu gibi durumlar da insanın başına nadiren gelir.

Özetle, Allah’ın kati emri varken "ehven-i şer" kuralı ya da yasası geçerli değildir. Bu yüzden "İnsanların imanını kurtarmak ve dine hizmet etmek için günaha girilir." denilemez, bunu şeriat sahibi menediyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...