Block title
Block content

"Ekser mevcudatın tesbihat ve ibadetlerine müdahale edip, zabitlik ve müşahidlik derecesine çıksın da sonra kabre gidip, rahatla yatsın ve uyandırılmasın?" cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Acaba, hiç kâbil midir ki, insan, hilâfet ve emânetle mükerrem olsun, Rubûbiyetin külliyât-ı şuûnuna şâhid olarak, kesret dairelerinde, Vahdâniyet-i İlâhiyenin dellâllığını ilân etmekle, ekser mevcudâtın tesbihât ve ibâdetlerine müdâhale edip zâbitlik ve müşâhidlik derecesine çıksın da, sonra kabre gidip rahatla yatsın ve uyandırılmasın, küçük büyük her amellerinden suâl edilmesin, mahşere gidip mahkeme-i kübrâyı görmesin? Hayır ve aslâ." (1)

Burada müdahale etmek tabiri ilk anda her nekadar "karışmak, engellemek" manasına geliyorsa da, daha ziyade "iştirak etmek, dahil olmak" manalarına gelmektedir. İnsan kâinatın zübdesi, âdeta hulasası olmasından, aynı zamanda yeryüzünün halifesi bulunmasından ötürü, tüm mahlukatın da âdeta pişdarı, yol göstericisi hükmündedir. İnsanoğlu kendisine ikram edilen akıl sayesinde mevcudata rehber olma ünvanını kazanmış ve kâinatta mahlukatın yapmış olduğu tesbihleri, tahmidleri, tekbirleri Cenab-ı Hakk'a arzetmekle âdeta görevlendirilmiştir.

Nasıl ki askerde bir çavuş bölüğün, ya da bir subay ordunun önüne çıkıp, askerlerin tüm ihtiyaçlarını güzel bir edayla komutana arzediyorsa; manevi cihettende insan bu misyonu üzerine almış görülmektedir..Gerçi herbir mahlukun bir bülbülü, ibadetlerini Cenab-ı Hakk'a arzeden bir serzakiri mevcuttur. İnsanında serzakiri ve tüm ihtiyaçlarını o hazin sesiyle Rabbimize arzeden nevi beşerin andelib-i zişanı ve beni ademin bülbül-ü zülkuranı: Muhammed-i Arabidir. (a.s.m.)

İşte Cenab-ı Hakk'ın insana, nev-i beşere vermiş olduğu bu paye ve şerefle ekser mevcudatın tesbihat ve ibadetlerine müdahil olmaktadır.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...