Block title
Block content

"Ekseriyet-i mutlaka ile dalâlet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademîdir ve bozmaktır." Ademe kudretin taalluk etmemesi ve şerlerin ademî olması, şerrin Allah tarafından halk edildiğini nasıl gösterir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şerrin ademî olması; bütünü ile eylemsizlik ve amelsizlik anlamına gelmiyor. Şerde de bir eylem, bir amel vardır. Bu yüzden "Hayrın ve şerrin yaratıcısı Allah’tır." diye imanın bir esası olmuştur. 

Şerrin ademî olması; neticesinin sevapsız ve yıkıcı olmasıdır. Alkolün neticesi günah ve tahriptir; bu yüzden ademi yani yokluğu andırır ve ademidir. Yoksa alkol içme eylemini yaratan yine Allah’tır. Ama alkolü içmeye azmeden ve niyetlenen insanın kendisi olduğu için vebal de kendine aittir.

Mesela, insanlık büyük çaba ve gayretlerle yüz yılda bir şehir oluşturur, bu şehir bir depremle beş on dakikada yok olur gider. Depremin bu yıkıcılığı ve kısalığı ademi anımsattığı için ademi deniliyor. Yoksa depremin oluşmasındaki maddi sebepler yok sayılmıyor. Yani depremin yıkıcı yönü yine Allah tarafından yaratılıyor.

Yine bir ağacın yetişmesi ve büyümesi yıllar alırken, yakılması ve kesilmesi bir iki dakikalık iştir. Şerde ve ademde bir şartın olmaması yeterli iken, hayırda ve vücutta bütün sebep ve şartlarının bir arada olması gerekiyor. Ağacın yetişip büyümesi hayır ve varlık iken, kesilmesi ya da yakılması şer ve ademîdir denilmiştir.

Özet olarak, günah ve şerler bizzat ademi değil, neticeleri noktasından ademidirler. Şerrin yüz cüzünden doksan sekizi yıkım, birisi vücuttur ve bu vücudu Allah yaratmaktadır; kalan diğer cüz ise şerrin seçilmesi ve yaratılmasına sebep olmaktır ki; bu da insana ait irade-i cüziyedir. Şerrin ademi olması doksan sekiz cüzüne bir atıftır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2239 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...