Block title
Block content

"Ekseriyet-i mutlaka ile dalalet ve şerr, menfîdir ve tahribdir,.. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir,.." Dalalet ve hidayet için "ekseriyeti mutlaka" tabirinin kullanılmasındaki hikmet nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ekseriyet ifadesinde şöyle bir nükte vardır:

Dalalet ve şerrin yüz cüzü varsa, bunun doksan dokuzu adem ve menfidir. Bir cüzü ise yaratılma noktasıdır ki, yaratan Allah olduğu için, bu cüze menfi ve adem demek doğru olmaz. Zira Halk-ı Şer, şer değil, kesbi şer, şerdir. Yani şerri yaratmak şer ve menfi değil, onu irade ile sahiplenip işlemek şer ve menfidir. Üstad Hazretleri küçük bir istisna ile bunu hariç tutuyor. Yani şerrin ve dalaletin yüz payından bir payı Allah’a aittir ki, bu pay şerrin yaratılmasıdır.

Hayır ve hidayetin de yüz cüzü varsa, bunun doksan dokuzunu yaratan Allah’tır. Geri kalan talep ve istemek cüzü ki, bu kula ait bir cüzdür. Yani insanın ibadet ve hidayeti yaratma noktasında hiçbir müdahalesi yoktur, sadece bunları isteme ve talep etme payı vardır ki, bu da cüz-i iradesi ile oluyor. "Ekseriyet" tabiri ile hayır ve  hidayet üstünde insanın bu küçük payı ayrı tutuluyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...