Block title
Block content

"Elbette âlem-i gayb, yani mazi, müstakbel, yani geçmiş ve gelecek mahlûkatın hayat-ı mâneviyeleri hükmünde olan intizam ve nizam ve mâlûmiyet ve meşhudiyet ve taayyün ve evâmir-i tekvîniyeyi imtisale müheyyâ bir vaziyette bulunmalarını sırr-ı hayat iktiza ediyor." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hayat, iman-ı bilkader rüknüne bakıyor, remzen ispat eder. Çünkü madem hayat âlem-i şehadetin ziyasıdır ve istilâ ediyor; ve vücudun neticesi ve gayesidir; ve Hâlık-ı Kâinat'ın en câmi aynasıdır; ve faaliyet-i Rabbâniyenin en mükemmel enmuzeci ve fihristesidir, temsilde hata olmasın, bir nevi programı hükmündedir."

"Elbette âlem-i gayb, yani mazi, müstakbel, yani geçmiş ve gelecek mahlûkatın hayat-ı mâneviyeleri hükmünde olan intizam ve nizam ve mâlûmiyet ve meşhudiyet ve taayyün ve evâmir-i tekvîniyeyi imtisale müheyyâ bir vaziyette bulunmalarını sırr-ı hayat iktiza ediyor."(1)

Hayat-ı manevi veya hayat-ı umumi, eşyanın Allah’ın ezeli ilminde ince ve latif bir hayata mazhar olması demektir. Yani hayatın, mazi ve müstakbeli kuşatan kader üzerinde de bir tecellisi vardır. Hayat sadece zaman ve mekan ile kayıtlı değildir.

Hayatın her alemde ve her mahlukat üzerinde bir çeşit tecellisi vardır. Ama bu tecelli keyfiyetleri her alemin keyfiyetine göre cereyan ediyor. Yani maddi alemlerde tecelli eden hayat ile kader levhaları üzerinde tecelli eden hayat keyfiyet olarak aynı değildir.

Mesela, çekirdekte hayat ince ve latif olarak tecelli ederken, çekirdekten hasıl olan ağaç ve gövdesinde hayat daha kesif ve maddi olarak tecelli eder. Yani hayatın de kesafet ve letafet olarak tecelli şekilleri başka başkadır. Çekirdek bir nevi kader levhalarının maddi alemde somutlaşmış ve nesnelleşmiş şekli gibidir. Somutlaşmış kader olan çekirdekte hayat nasıl ince ve latif olarak tecelli ediyor ise, aynı şekilde kaderde de hayatın keyfiyetini bilmediğimiz ince ve latif bir tecelliyatı vardır.

Madem kaderde bir hayat tecellisi var, öyle ise mahlukat vücuda çıkmazdan evvel kaderdeki ahvalinde de  hayata mazhardır. Yani mevcudat canlı ve hayatlı kader levhalarından cismani aleme intikal etmiştir. Bu yüzden kaderdeki mevcudatın ilmi vücutları asıl ve cevherdir, maddi ve cismi halleri ise suret ve kışırlarıdır.

Mazi ve müstakbel yani geçmiş ve gelecek gaybi olduğu için, onların hayatı ancak ilim, intizam, malumiyet, meşhudiyet yani ezeli ilim ve basar sıfatlarının bilmesi ve görmesi şeklinde hayatlarını idame ettirirler. Mesela, bir insan yaşayıp ölse çok insanların hafızasında ilim ve malumat olarak hatırasını devam ettirir. Bu da varlığın başka bir formatı başka bir şeklidir. Tabiri caiz ise, insan maddeten ölse de Allah’ın ilminde malumat ve müşahede olarak yaşar ve varlığı devam eder. Hatta yaşamadan önce de kader olarak vardı ve bir çeşit hayata mazhar idi.

(1) bk. Onuncu Söz, Zeylin İkinci Parçası.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1294 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...