Block title
Block content

“Elbette cesed-i misâlî giyen ve ervah gibi hafif ve lâtif bir kısım sekene-i arz ve hava, semâya gidebilirler.” Burada sekene-i arz ile, havanın mukayesesinin yapılma sebebi nedir? Cesed-i misali nedir, nasıl giyilir, izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada geçen “hava” kelimesi, sekene-i hava demektir. Arzın yüzünde ve havasında yaşayan bir takım sakinlerin de semaya gidebildikleri ifade ediliyor. Kesin bir şey söylemek doğru olmamakla birlikte, bunların “mümin cinler” olduğu düşünülebilir.

 Bu dünyada imtihana tabi tutulan iki grup canlı var; insanlar ve cinler. İnsanlar, iman etmeleri ve salih ameller işlemeleri halinde, ölümü tattıklarında beden kaydından kurtulup semaya gidebilirler. Aynı mana, cinler için de düşünülebilir. Onlar insanlardan çok daha uzun ömürlü olmakla birlikte, sonunda ölümü tadarlar ve kabir azabıyla kayıtlanmamışlarsa semaya gidebilirler.

"Bundan, hisse karib bir hads-i kat'î ile bilinir ki, sekene-i arz için, semaya çıkmak için bir yol vardır. Evet, nasıl herkesin akıl ve hayal ve nazarı her vakit semaya gider. Öyle de, ağırlıklarını bırakan ervâh-ı enbiya ve evliya veya cesetlerini çıkaran ervâh-ı emvat, izn-i İlâhî ile oraya giderler. Madem hiffet ve letafet bulanlar oraya giderler. Elbette cesed-i misalî giyen ve ervah gibi hafif ve lâtif bir kısım sekene-i arz ve hava, semaya gidebilirler."(1)

Dünya içinde yaşayanlardan peygamberler ve evliyalar, nefis ve cesetlerini tam terbiye edip tam bir nuraniyet kazandıkları için, onların cesetleri normal insanların cesetleri gibi zaman ve mekan ile kayıtlı, hantal bir yapıda değildirler. Onların mübarek cesetleri mübarek ruhları gibi nurani ve hafiftirler, bu sebeple maddi kayıtlardan da azadedirler. Bundan dolayı peygamberler ve evliyalar cesetleri ile beraber semanın dairelerine çıkıp seyahat edebilirler. Peygamberlerin ve evliyaların ağırlıklarını bırakması, cesetlerinin manevi bir terbiye ile nuranilik kazanıp maddi kayıtlardan kurtulması anlamındadır.

Dünyada yaşayan diğer insanlarda ölüm ile maddi cesedini çıkarıp sema dairesine çıkarlar, tabi ehl-i iman ise. Yani iman ehli bir mümin salih bir kimse ise ölünce ruhu serbest kalır ve sema dairelerinde seyran eder. Burada şunu anlıyoruz ki sema dairelerine çıkmak ve gezmek için latif ve hafif bir mahiyete sahip olmak gerekiyor. Latif ve nurani bir mahiyet ya taban olur ya da kesb-i iman ve riyazet ile mümkündür.

Mesela, cinler hafif ve latif varlıklar olduğu için sema dairelerine yükselebilirler. Evliyalar da kesb-i iman ve riyazet ile cesedi latifleştirip çıkıyorlar.

(1) bk. Sözler, On Beşinci Söz, İkinci Basamak.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 300 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...