"Elbette ve herhâlde, o kalbin Fâtırı, o kalbi işlettirmesini ve bilkuvve tavırdan bilfiil vaziyetine çıkarmasını ve inkişafını ve hareketini irade etmiş ki, öyle yapmış;.." cümlesini açıklar mısınız? Cevşenin buradaki yeri nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvelâ, insan ruhuna ve bedenine takılan bütün duygu ve cihazlar terakki de ettirebilir, tedenni de. Yani Allah insana bu duyguları işletmek, inkişaf ettirmek ve “cennete layık kıymet almak” için takmıştır. İnsanın onları nefsinin arzularını tatmin etmesi, en kıymetsiz yerlerde kullanması, çürütüp mahvetmesi için takmamıştır. Bu imtihan dünyası da bu duyguların işlemesi ve terakki etmesi için tanzim ve terbiye edilmiştir.

İnsanın başına gelen bütün hastalık ve musibetler hep bu fıtrî duygu ve kabiliyetlerin inkişaf ve inbisatı içindir. Nasıl kalb ve akıl işleyip gelişiyor ise, aynı şekilde insanın sır, hafa, ruh gibi sair duygu ve cihazları da işleyip gelişiyor.

İkincisi, bu cihazları terakki ettirmenin ve işletmenin yolu, iman ve ibadettir. Nasıl insanın maddî cihazları maddî sebepler ve unsurlar vesilesiyle gelişip büyüyor ise, aynı şekilde manevî duygular da iman, marifet, ibadet ve tefekkür sayesinde terakki edip kemale ererler.

Kalbin miftahı marifet ve muhabbetullahtır. Aklın miftahı mânalar âlemini tefekkür etmektir. Ruhun miftahı ibadetler ve zikirlerdir vs.

Üçüncüsü, Cevşen okumak da ibadettir ve Cenab-ı Hakk’a binbir ismi ile niyazda bulunmaktır. İnsanın manevî duygularının işlemesinde ve terakki etmesinde mühim bir duadır, denilebilir. Zaten Cevşen’in manevî te’siri ve hususiyetleri hadislerde ve İslam âlimlerinin eserlerinde beyan edilmiştir.

“Hem binler dua ve münacatlarından Cevşen-ül Kebir ile, öyle bir marifet-i Rabbaniye ile, öyle bir derecede Rabbini tavsif ediyor ki; o zamandan beri gelen ehl-i marifet ve ehl-i velayet, telahuk-u efkâr ile beraber, ne o mertebe-i marifete ve ne de o derece-i tavsife yetişememeleri gösteriyor ki, duada dahi onun misli yoktur. Risale-i Münacat'ın başında, Cevşen-ül Kebir'in doksandokuz fıkrasından bir fıkrasının kısacık bir mealinin beyan edildiği yere bakan adam, Cevşen'in dahi misli yoktur diyecek.” (Şualar 7. Şua)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

Burada ELBETTE ve HERHALDE diyor..hem kesinlik ,hem de ihtimal var..Bu nasıl olabiliyor?

Değerli Kardeşimiz; herhalde kesinlik ifade ediyor. Hangi hal olursa olsun, her halde bu şekildedir manasına gelir. Bizim Türkçemize olasılık anlamında geçmişse de; aslı kesinlik ifade eder, tıpkı belki kelimesinde olduğu gibi. Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin

HERHALDE birleşik yazılırsa ihtimal;HER HALDE olarak ayrı yazılırsa kesinlik manası katar..O zaman ayrı yazılması gerekmez mi?

Evet ayrı yazılması gerekir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Katreşha
Elbette ve *her halde* o kalbin Fâtırı, Risale-i Nur - Mektubat(444) (Risale-i Nur da Her halde ayrı yazılmış zaten, soruda birleştirildiği için mana değişmiş.)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ilyas26125
bilkuvve tavırdan bilfiil vaziyetine çıkarmak ne demek? Tavır ve vaziyet arasında bir fark var mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Bilkuvve potansiyel yani kabiliyet şekli iken bilfiil o kabiliyetin potansiyelin eylem ve amele dönüşmüş şeklidir. Birisi potansiyel olarak çok cömerttir ihsan, ikram ve infakta bulunursa cömertliğini fiilen göstermiş oldu.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...