Block title
Block content

Emanetin insana arz edilmesi olayı nerede, ne zaman, nasıl olmuş, izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Biz emaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar. Zira sorumluluğundan korktular, ama onu insan yüklendi.  İnsan (bu emanetin hakkını gözetmediğinden) cidden çok zalim, çok cahildir." (Ahzab, 33/72)

Ayette ifade edilen emanet kavramı, müfessirler tarafından farzlar, yükümlülükler yani dini tekliflerin tamamı, Allah’a itaat, akıl ve düşünme kabiliyeti, kaderin takdirine tevekkül etmek, yer yüzüne halife olma kabiliyeti, tarzlarında tefsir edilmiştir.

"Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emanet cihetiyle, insana 'ene' namında öyle bir miftah vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar. Ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki, Hallâk-ı Kâinatın künûz-u mahfiyesini onunla keşfeder..."(1)

İnsana verilen benlik de emanetin bir unsurunu teşkil eder. Benlik bütün mahluklar içinde yalnız insana verilmiştir. Eğer insandaki ene (ben) gerçek mahiyetini anlayıp Rabbine yönelmezse dünyayı zulüm, inkâr ve şirkin dehşeti ile dolduran bir mahiyete dönüşür.

Emanetin insana verilmesinin ayette bu tarzda ifade edilmesine edebiyatta intak sanatı deniyor. İntak, söylemeğe kabiliyeti olmayanı söyletmek, onun namına konuşmak, nutka getirmek, söyletilmek ve dile getirmek gibi manalara geliyor.

Kısacası ayette intak-ı bilhak yapılıyor. İntak-ı bilhak ise, Hakk'ın söyletmesi, Cenab-ı Hakk'ın konuşturması, inayet-i Hak ile hakikati olduğu gibi dile getirmek gibi manalara geliyor. Dolayısı ile  ayette ifade edilen emanetin teklif veya arz edilişi bir zaman ve mekanla ilgili değildir. Zaten nerede ve ne zaman olduğu ile ilgili sahih kaynaklarda bir izah ve açıklama da bulunmuyor.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, Birinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...