Block title
Block content

"Emrolunduğun şeyi açıkla." ayetini duyan bir adamın secde etmesi mevzuunda, "Müslüman mı oldun?" sorusuna "Yok, Ben şu kelâmın belâğatine secde ediyorum." demesini nasıl anlamalıyız, buradaki belagati açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Daha sair kelimât-ı Kur'âniyeyi bunlara kıyas edebilirsin. Âdeta basit, melûf birer kelime iken, lâtif mânâların definelerine birer anahtar vazifesini görüyor."

"İşte, ekseriyetle üslûb-u Kur’ân’ın geçen tarzlarda ulvî ve parlak olduğundandır ki, bazan bir bedevî Arap, bir tek kelâma meftun olur, Müslüman olmadan secdeye giderdi. Bir bedevî فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ  ["Emrolunduğun şeyi açıkla.” (Hicr, 15/94)] kelâmını işittiği anda secdeye gitti. Ona dediler: 'Müslüman mı oldun?' 'Yok,' dedi. 'Ben şu kelâmın belâğatine secde ediyorum.'(1)

Açıkçası o Arap’ın bu kelamdan hissettiği belagat ve inceliğe bizim tevafuk edip idrak etmemiz mümkün değildir. Ayetin mealinde de o harika belagat görünemeyeceği için, o belagati bizim idrak edip tarif etmemiz kabil değildir. Üstad Hazretleri o belagate değinse idi bizde hissedebilirdik. Lakin Üstad Hazretleri tarif ve tafsil etmemiştir. 

Zaten belagat imamlarından bazıları, "Belagat tarif edilmez, zevk edilir." demişler. Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor: 

"Fakat Abdülkahir-i Cürcânî, Zemahşerî, Sekkâkî gibi belâgat imamlarınca, beşerin kuvveti Kur’ân’ın yüksek üslûp ve nazmına yetişemediğinden, aczi tezahür etmiştir. Bir de, Sekkâkî demiştir ki: 'İ’câz, zevkîdir; târif ve tâbir edilemez.' مَنْ لَمْ يَذُقْ لَمْ يَدْرِ Yani, fikriyle i’câzı zevketmeyen, târifle vakıf olamaz; bal gibidir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

(2) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 23,24

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şule, Birinci Şua, İkinci Suret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3634 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...