Block title
Block content

"Enbiyadan, evliyadan tut, ta Nemrudlara, ta şeytanlara kadar, uzun bir meydan-ı imtihanları peyda olmuştur. Madem öyledir; elbette firavunlaşmış şeytanlar, hadsiz şeraretiyle semaya ve ehline taş atacaklar." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem şu mahdut arz, hadsiz mucizât-ı kudrete mazhar olduğundandır ki, en mühim sekeneleri olan ins ve cinnin kuvâlarına, sair zîhayatlar gibi fıtrî bir had ve hulkî bir kayıt konulmadığı için, nihayetsiz terakki ve nihayetsiz tedennîye mazhar olmuştur. Enbiyadan, evliyadan tut, ta nemrudlara, ta şeytanlara kadar, uzun bir meydan-ı imtihanları peyda olmuştur. Madem öyledir; elbette firavunlaşmış şeytanlar, hadsiz şeraretiyle semaya ve ehline taş atacaklar."

"Madem arzdan semaya gidip gelmek var. Semadan arza inip çıkmak oluyor; ehemmiyetli levazımat-ı arziye oradan gönderiliyor. Ve madem ervâh-ı tayyibeler semaya gidiyorlar. Elbette, ervâh-ı habise dahi, ahyârı takliden semavat memleketine gitmeye teşebbüs edecekler.  Çünkü vücutça letafet ve hiffetleri var. Hem şüphesiz tard ve ref edilecektir. Çünkü mahiyetçe şeraret ve nuhusetleri vardır."
(1)

Cin taifesinden olan şerli kafirler, yaradılış ve fıtrat bakımından latif ve hafif varlıklar olduğu için, insana nispetle zaman ve mekan kayıtlarından azadedirler. Bu sebeple sema dairelerine gidip gelmek onlar için kolaydır. İnsan maddi kayıtlarla kayıtlı olduğu için ancak uzay araçları ile ancak aya kadar gidebiliyorlar. Ama cinler fıtraten hafif ve latif oldukları için onların seyahat özgürlüğü insanlarınkinden daha geniş. Bu sebeple bazen şerli ve kafir cinler, temiz ve meleklerin mekanı olan sema dairelerine çıkıp oraları taciz edebiliyorlar. Allah da meleklere ateşten eritilmiş top gülleleri hükmünde cisimlerle mübareze iznini vermiş. Yani sema ehli şerli cinleri kovalamak için onlara taş atıyorlar.

 Ayette bu husus şu şekilde izah ediliyor:

"Ey cinler ve insanlar topluluğu! Eğer göklerin ve yerin sınırlarından çıkıp gitmeye gücünüz yeterse, haydi, çıkın. Fakat Allah'ın vereceği bir kuvvet olmadan çıkamazsınız. Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz? Üzerinize saf ateşten bir alevle bakır gibi kızıl bir duman salınır da, birbirinize hiçbir yardımınız dokunmaz." (Rahmân, 55/33-35)

Madem melekler ile şeytanlar arasında bir mübareze ve mücadele var, elbette şeytanların da sema ehline atacağı ve kullanacağı şeyler ve cephaneler bulunmak gerekir. Zira kavga ve harp karşılıklı yapılan bir eylemdir. Melekler nasıl şerli şeytanları semadan kovmak için ateş topları savuruyorlar ise, aynı şekilde şeytanların da meleklere atacağı bir taşları vardır. Bu manayı şu ayetten tahric etmek mümkündür:

"And olsun ki, dünya semasını Biz kandillerle süsledik ve şeytanlar için o kandilleri birer taş yaptık." (Mülk, 67/5)

Üstad Hazretleri şu ifadeler ile durumu daha net ve açık bir şekilde beyan ediyor:

"İşte bu recm-i şeyâtîn için atılan şahapların üç mânâsı olabilir."

"Birincisi: Kanun-u mübareze en geniş dairede dahi cereyan ettiğine remiz ve alâmettir."

"İkincisi: Semavatta huşyar nöbettarlar, mutî sekeneler var. Arzlı şerirlerin ihtilâtından ve istimâlarından hoşlanmayan cünudullah bulunduğuna ilân ve işarettir."

"Üçüncüsü: Muzahrafat-ı arziyenin mümessilât-ı habiseleri olan casus şeytanları, temiz ve temizlerin meskeni olan semayı telvis etmemek ve nüfus-u habise hesabına tecessüs ettirmemek için, edepsiz casusları korkutmak için atılan mancınıklar ve işaret fişekleri misilli, o şeytanları ebvâb-ı semadan o şahaplarla red ve tarddır."
(2)

(1) bk. Sözler, On Beşinci Söz.

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3381 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...