Block title
Block content

"Eriş ey avn-ı şeriat eriş ey muhyiddin! Elem-i rîş cefasından erişti o reze." cümlesini açıklar mısınız? Buradaki "muhyiddin" hangi anlamda kullanılmıştır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eriş ey avn-ı şeriat (HAŞİYE 1) eriş ey muhyiddin!
Elem-i rîş
(HAŞİYE 2) cefasından erişti o reze."

"Şimdi benim kanaatım geliyor ki, bu zat, otuz üç senesinden sonra Risale-i Nur'u Isparta'nın imdadına çağırıyor. 'Ey avn-i Şeriat! Ey muhyi'd-din yetiş!' diyor. Yâni vefatından takriben otuz üç sene sonra şeriata ve dinin şeairine, Isparta'ya yetişecek bir nuru çağırıyor. Cenab-ı Hak duasını kabul etmiş ki, vefatından otuz-kırk sene sonra Risale-i Nur o vazifeyi görmüş."

"Talebeniz ve hizmetkârınız Süleyman Rüşdü"

"HAŞİYE 1:  Şeriat cifirle dokuz yüz seksen eder. Risaletü’n-Nur dahi “Elnur” daki lâm aslı lâm olsa, cifirle dokuz yüz yetmiş sekiz edip iki farkla tevafuk eder."

"HAŞİYE 2:  Riş: Ceriha, yara demektir."(1)

Muhyi’ddin, burada ilim ve nasihatleri ile, dinin emir ve yasaklarını yeniden ihya etmek, diriltmek anlamında kullanılmıştır. 

Risale-i Nurların tahkiki iman dersleri ile insanların hem imanını kurtarması, hem de ibadetleri yeniden ihya etmesi, tam anlamı ile bir Muhyi’ddinliktir. Topal Şükrü Efendi velayet makamında olduğu için, bu şiirinde Üstad Hazretleri ve Risale-i Nurların geleceğini haber vermiş.

(1) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybî.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...