Block title
Block content

"Esbab, ancak ve ancak kudretin izzetini, rububiyetin haşmetini izhar için vaz edilmiş birtakım vasıtalardır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir futbolcu bir topla olağanüstü hareketler yapsa, herkesi etkiler, ama aynı anda birden fazla topla daha muazzam hareketler yapsa insanlar mest olur; topun sayısı artıkça hareketlerin ve gösterinin değeri daha da ziyadeleşir. Burada futbolcunun becerisini gösteren şey toplardır, toplar olmasa o gösteri olmaz, gösteri olmasa futbolcunun kalite ve değeri de anlaşılmaz.

Tabiri caiz ise, kainat ve kainattaki sebepler de örnekteki toplar gibidir. Kainat ve sepeler olmasa biz Allah’ın yüce sıfatlarını ve o muazzam isimlerini görüp anlayamayacaktık.

Mesela, hastalıklar ve ilaçlar olmasa Şafi ismini anlayamayız, açlık ve onu gideren rızıklar olmasa Rezzak ismini anlayamayız. Burada ilaçlar ve rızıklar Allah’ın Rezzak ve Şafi ismini gösteren ve anlaşılmasını sağlayan argümanlardır, tıpkı örnekteki toplar gibi. Top ve topla yapılan hareketler nasıl futbolcunun becerisini gösteriyor ise, kainattaki bütün sebepler de Allah’ın isim ve sıfatlarını gösteren ve anlaşılmasını sağlayan araç ve argümanlardır.

Tabiri caiz ise, sebepler varlıkların yaratılmasında bir ustanın çekiç, keser, testere, çivi kullanarak bir şeyler meydana getirmesi gibidir. Allah âdetullah gereği her neticeyi bir sebep ile yaratmıştır ve sebepler de bir araç ve vesiledir. Buz bir netice soğukluk ise, bu neticeye bir sebeptir.

Bu hakikati akla yaklaştırmak için şöyle bir temsil daha verebiliriz:

Mesela, bir bina ustası kendi ustalık sanatını insanlara göstermek için bir bina inşa etmeye başlıyor. Bu binayı iki farklı tarzda inşa etme yeteneğine sahip.

Birinci tarz harika bir şekilde binayı defi ve ani olarak zamansız ve müddetsiz yapması. Bu tarz inşa şeklinde her şey ani olduğu için, seyirciler ustanın ustalığı ve mahareti hakkında bir şey anlayamaz. Tertip ve sıra gözetilmediği için, ince sanat ve kabiliyetler tam idrak edilemiyor, her şey anlık cereyan ediyor.

İkinci tarz inşa ile yapmaktır, yani binayı bir tertip ve zaman ile yapmak tarzıdır. Usta binayı yaparken binanın her aşamasını belli bir müddet ve zaman ile seyircilerin nazarına izhar ederek yapıyor. Başka bir tabirle, eze eze ve göstere göstere, binanın üzerinde bütün maharet ve ustalığını seyircilere sergiliyor. Burada elbette bir süreç ve merhaleler zinciri olmak gerekiyor. Tertip ve müddet içinde seyirciler ancak bir şey anlayabilirler.

Aynen bu misaldeki gibi, Allah’ın da iki farklı yaratma tarzı vardır, birisi ibda diğeri inşadır. İbda tarzı yaratması, defi ve ani bir şekilde her şeyin zamansız ve müddetsiz yoktan var edilmesidir. Bu tarz yaratma daha çok eşyanın ilk olarak yoktan var edilmesidir. Ya da eşyaya kaynaklık eden temel maddelerin yoktan ihdasıdır. Bu tarz yaratmada insanların nazarı talim açısından pek bir şey anlayamaz.

İnşa tarzı yaratmakta ise, eşya zaman ve müddet içinde sebeplerin eli ile yaratılıyor. Bu tarz yaratmada talim ve terbiye esastır. Allah bu inşa tarzı yaratmasında kendi maharet ve hünerlerini insanlara göstermek ve izhar etmek istiyor. Bu yüzden ani ve defi değil de eze eze, göstere göstere iş ve icraat yapıyor. Bu da insanın belli merhale ve yaşlardan geçmesini iktiza ediyor.

Zira insan ömrünün her aşamasında farklı isim ve sıfatlar kendini izhar eder. Nasıl bina yapımının temel aşamasında gösterilen maharet ile odanın süslenmesindeki maharet farklı ise, insan ömrünün her aşamasında tecelli eden isim ve sıfatların da mana ve maharetleri farklılık arz eder. Bu yüzden Allah, insanı ömür süreci içince farklı merhalelerden geçiriyor ve farklı isimlerine muhatap yapıyor. Allah, aynı insanda olduğu gibi kainatı da böyle merhale ve süreçlerden geçirerek icat ve inşa ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Lem'alar | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 820 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...