Eski kavimlerden birinin çok soru sormasında dolayı helak olduğunu duydum. Biz de size çok soru soruyoruz; soru yazanların akibetleri ne olur? Sitenizin açılma amacını da bu nedenle sorgulanmış olmaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmani konularda aklımıza takılan her şeyi sorabiliriz. Bu durum, inkar ettiğimiz anlamına gelmez. Nitekim Kur’andan öğrendiğimize göre Hz. İbrahim aleyhisselam ölülerin nasıl diriltileceğini sormuş, sonra da "Allah’ım inanmadığımdan değil, kalbim tatmin olsun diye soruyorum." demiştir. Bu nedenle bizler de aklımıza takılan sorularımızı sorabiliriz; İslam bunu men etmemiştir.

Dinimizce men edilen sorular; gereksiz, lüzumsuz, insana faydası dokunmayan malayani ve afaki konular hakkındadır. Yoksa iman ve ibadete taalluk eden konularda soru sormak, araştırmak ve tahkik etmek dinimizce sadece caiz görülmemiş, teşvik bile edilmiştir.

"Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır."

"Sizden önce gelen bir kavim bunları sormuştu da sonra inkâr etmişti."(Maide, 5/101-102)

Burada, soru sormak insanı küfre düşürmüyor. Peygamber'e (asv) soru sorup sonra aldığı cevaptan hoşnut olmayarak, inkar etmek insanı küfre düşürüyor. Geçmişte bir kısım Yahudiler çok soru sorup, sonra da aldıkları cevaptan hoşnut olmayarak inkar ederlerdi.

İbn Abdi'l-Berr der ki; bir kimse ilme arzusu ve bilgisizliğini gidermek isteği, dinî bakımdan bilinmesi gereken bîr hususa dair konuyu anlamak hakkında soru soracak olursa, bunda bir mahzur yoktur. Çünkü, cahilliğin devası soru sormaktır. Kim de işi yokuşa sürmek ve bilgisini artırmak kastı ya da öğrenmek amacı olmaksızın soru soracak olursa, işte az da olsa, çok da olsa soru sorması helal olmayan budur.

Ey müminler, sizden önce bir kavim böyle meseleler sordular da, sonra bu sebeple kâfir oldular. İsrâiloğulları, peygamberlerine birtakım şeyler sorarlar, sonra tutmazlar, terkederler, yok olurlardı. Bundan dolayı müminler bu kâfirler gibi olmamalı, onların mesleğine sarılmamalı, aynı şekilde cahiliyye uydurması asılsız, çirkin şeylerden de vazgeçmelidirler.(Elmalılı, İlgili ayetlerin tefsiri)

Bir de idraki hiçbir zaman mümkün olmayan konularda ısrarla soru sormak caiz değildir. Mesela, Allah’ın Zatının mahiyeti ve keyfiyeti hakkında ille bir keyfiyete götürecek şekilde soru sormak caiz değildir. Allah’ın Zatı hakkında genel kaideler talim edildikten sonra, keyfiyeti hakkında soru sormak ve mutlaka bir cevapta ısrar etmek insanı küfre kadar götürür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...