Block title
Block content

“Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: ‘Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.’ Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki o adamım.” Burada, o adam olmayı istemek dünyevi ve uhrevi makamı istemek değil mi? Risale-i Nur davasında dünyevi ve uhrevi makamlar istenmez ise, "o adam olmayı istemeyi" açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada "makam istemek" şöhret talep etmek değil, büyük bir hayra vesile olmak arzusu söz konusu. İnsanın, Allah için böyle büyük hizmet ve hayırlara talip olması ne ihlasa ne de dine aykırı değildir.

Nitekim bir çok sahabe, vasıfları belli ama şahısları belli olmayan bu tarz hizmetlere talip olmuşlardır. Mesela,

 "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur!.."(1)

Bu hayra ve hadise nail olmak için, birçok sahabe cenk meydanlarına atılmıştır ki bunların en meşhuru seksen yaşına rağmen Ebû Eyyub el-Ensârî Hazretleridir.

“Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek...”(2) 

ifadesinde, makamdan ziyade büyük bir hayra vesile olma arzusu bulunuyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Ahmed bin Hanbel, IV, 335; Buhârî, et-Tarihu'l-Kebîr, I (ikinci kisim), 81; et-Târihu's-Sagîr, I, 341; Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr, II, 24; Hâkim, Müstedrek IV, 422; Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, VI, 219; bk. Hadislerle Gerçekler, c. 2; s. 251-254.

(2) bk. Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Hakikat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1004 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

drerkan
Risale-i Nur'un o cihette bir nevi müceddid olması kaviyyen muhtemel olduğundan, o sıfatlar-hâşâ-benim haddim değil; belki mükerrer yazdığım gibi, benim hayatım Risale-i Nur'a bir nevi çekirdek olabilir. Kur'ân'ın feyziyle, Cenâb-ı Hakkın ihsanıyla o çekirdekten Risale-i Nur'un meyvedar, kıymettar bir ağaç hükmüne icad-ı İlâhî ile geçmesidir. Ben bir çekirdektim, çürüdüm, gittim. Bütün kıymet Kur'ân-ı Hakîmin mânâsı ve hakikatli tefsiri olan Risale-i Nur'a aittir. Emirdağ Lahikası - II( 169 / 272) / 80.~99. Mektuplar( 51 / 68) / Mektup: 93( 3 / 6)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
O zat Üstad-ı Azam, Müceddid-i Ekber Bediüzzaman Said-i Nursidir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
Gözden kaçan husus şu ki; 1. Üstadımız ra Dünyevi ve Uhrevi bir makama talip olmuyor.Yani Manevi bir makam istemiyor. Belki yapılacak olan bir vazifeye talip olmak istiyor 2. Bu söz ŞUALARDA geçtiğine göre İMAN HAKİKATLERİNİN neredeyse tamamı yazılıp-yapıldıktan sonra ; BİR ARZU ve DİLEĞİNİ DİLE GETİRİYOR. Yani Vazifeye de talip olmuyor.Yapılmış belki bitmiş bir vazife nedeniyle o HİZMETİN MUKABİLİNDE -Çok önceden tarifi yapılmış bir Şahsı işaret ederek- İnşallah biz ''O zat ız'' diyerek dilekte bulunuyor. Hem bu kabil arzular NUR TALEBELERİNİN hizmet gayretlerini artıracağından Ziyade HÜSNÜ ZAN da bulunmanın bir sakıncası da olmaz kanaatini taşıyorum.Savaşlarda Askeri gayrete getirecek söylemler ne kadar CAİZ ise Manevi-Maddi külli hizmetlerde CİHADI EKBER olduğundan HÜSNÜ ARZUları açıktan söylemenin çok faydalı olduğu muhakkaktır. Selam ve dualar ile Cumanız mübarek olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas

Burada yapılan açıklamalardan, ‘Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.’ Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki o adamım.” sözünü Üstad Said Nursi Hazretlerinin söylediği gibi yanlış bir mana anlaşılıyor, bu sözü imam-ı rabbani söylemiştir, bunu üstad ayetül kübra risalesinde şöyle anlatıyor: ...Sonra, o seyyah-ı âlem asırlarda gezerken, Müceddid-i Elf-i Sâni İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Farûkî'nin medresesine rast geldi, girdi, onu dinledi. O imam, ders verirken diyordu:

"Bütün tarikatlerin en mühim neticesi hakaik-ı imaniyenin inkişafıdır" ve "Birtek mesele-i imaniyenin vuzuhla inkişafı, bin kerâmâta ve ezvâka müreccahtır."

Hem diyordu: "Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: 'Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi
delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.' Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki o adamım" anlaşılıyor ki, bu sözü imam-ı rabbani söylemiş, üstad ise şöyle diyor: Zaman ispat etti ki, o adam, adam değil, Risale-i Nur'dur. Belki ehl-i keşif Risale-i Nur'u ehemmiyetsiz olan tercümanı ve nâşiri sûretinde keşiflerinde müşahede etmişler, "bir adam" demişler.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
HAMDİTAS kardeşimizi dikkat inden dolayı tebrik ederiz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yağız22
Evet o söz Üstada ait değil.İmam Rabbani (k.s)'ye ait.çünkü o sözlerin başında "Hem diyordu: "Eski zamanda....." diye devam ediyor.ve sonunda ise "diye tâlim ederdi."diyor. "...ve Nakşî tarikatında hafî zikrin ehemmiyeti ise, bu çok kıymettar tefekkürün bir nev’i olmasıdır diye tâlim ederdi. "
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas
Teşekkür ederim Oğuzhan Abi :)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...