Block title
Block content

"Eski zamandan beri ekser yerlerde medrese tâifesi tekkeler taifesine serfürû etmiş, yani inkıyat gösterip onlara velâyet semereleri için müracaat etmişler..." Medrese tekkeden üstün değil mi, neden onlara bir nevi boyun eğmişler?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Medrese, ilim ve akıl yolu ile hakikate giderken tekke ise irfan ve kalp yolu ile hakikate gidiyor.

İlim ve akıl yolunun meziyetleri, harika halleri, manevi zevk ve mistik yönleri pek fazla olmadığından, alimler genelde tekke şeyhlerine serfüru etmek zorunda kalmışlar.

İnsanlar genellikle ilmi ile imtiyaz kazanmış bir alimden çok, manevi yönü kuvvet kazanmış keramet ehli bir veliye teveccüh ederler. Bu algı medrese ehline de sirayet etmiş olacak ki, alimler tekke şeyhlerine tabi olmayı göze alıyorlar.

Düşünsene bir tarafta uçan, suda yürüyen tekke şeyhi, diğer tarafta ilminden başka meziyeti olmayan bir alim.

Medresenin tekke karşısında zayıf ve tabi kalmasının en önemli nedeni ilme irfan katamamasıdır. Malum, irfan aklın yanında kalbin de hareketlenip aydınlanması anlamına geliyor. Sadece aklın aydınlandığı kalbin hareketsiz kaldığı bir medrese resmi, soğuk ve cazibesi az olan bir ilim barınağına dönüşür. Ve doğal olarak da medrese tekke karşısında kaybeder.

Risale-i Nur bu ayrımı bu sorunu ilim-irfan çözümü ile hallediyor. Yani Risale-i Nur yüksek ve etkili imana dair derslerinde medresenin ilmini tekkenin feyzi ile birleştirip daha etkin daha makul, daha uygulanabilir bir yol çiziyor.

Medresede kalp atıl, tekkede de akıl atıl; oysa insanın manevi anlamda kanatlanıp uçması için akıl ve kalp kanadına ihtiyacı var. Malum kuş tek kanatla uçamaz, iki kanada da muhtaçtır. Özellikle ilim ve ikna alanına yoğunlaşmış bu zaman diliminde insanlar Risale-i Nur'un ilim/irfan formülüne çok muhtaçlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 144 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 264 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin
Alimler her zaman mı;tekke şeyhine tabi olur.Çok kıymetli medrese âlimleri var ;gidip de tekke şeyhine boyun mu eğmiş? Anladığım kadarıyla medrese ehlinin de kalbi aklına nisbetle az da olsa çalışıyor.Akıl kalbe baskın. Tekke de ise akıl calisiyor ama kalp akla baskın. İlmin izzeti keramete boyun eğdirir mi? Bu hâl ilmin değerini düşürmüyor mu? Risale-i Nur okuyanlarda da manevi zevk,keramet gözükmüyor.Dolayısıyla Nurculuğu görüp "Bu mu hakikat kahramanı " diyip Risale mesleğinden uzaklaşabilecek kişiler olabileceğini bahsediyor Üstad. Buna ne dersiniz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Bütün alimler tekkeye boyun eğmiş demek abartılı olur. Lakin vasat alimlerin boyun eğdiği de bir gerçektir. Hakikat-i hali bilmeyen sadece zahire bakan insanların Nur şakirtlerini sıradan görmesi normal bir durumdur. Herkes hakikati tam göremeyebilir ve göremiyorda. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Velayet semereleri için müracaat etmek....Bu ne demek? Medrese âlimleri de keramet mi göstermek için başvuruyor bu yola?Nefse cazip geldiğinden mi isteniyor bu durum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Keramet, ezvak, keşif gibi şeyler velayet semererleri oluyor. Bu gibi mistik ve manevi şeyler medresede görülmediği için bunlara bir iştiyak oluşuyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...