Block title
Block content

Eskiden semaya çıkma serbestiyeti ile sonradan yasak arasında nasıl bir fark vardır? Yani bu yasak kevni bir yasak mıdır, yoksa kelami bir yasak mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Beşinci Basamak: Mâdem arzdan semâya gidip gelmek var. Semâdan arza inip çıkmak oluyor. Ehemmiyetli levazımat-ı arziye, oradan gönderiliyor ve mâdem ervah-ı tayyibeler semâya gidiyorlar. Elbette ervah-ı habîse dahi, ahyârı taklîden semâvat memleketine gitmeğe teşebbüs edecekler. Çünki vücutça letâfet ve hiffetleri var. Hem şübhesiz tard ve ref'edilecekler. Çünki mahiyetçe şeraret ve nühusetleri vardır. Hem bilâşek velâ şübhe, şu muamele-i mühimmenin ve şu mübareze-i mâneviyenin âlem-i şehadette bir alâmeti, bir işareti bulunacaktır."

...

"Mâdem şu mübareze-i ulviyenin ilânı, hikmeten lâzımdır. Elbette ona bir işaret vardır. Halbuki hâdisat-ı cevviye ve semâviye içinde şu ilâna münasib hiçbir hâdise görünmüyor. Bundan daha ensebi yoktur."

...

"Hâlbuki şu hâdisenin, bu hikmetten ve şu gayeden başka ona münasib bir hikmeti bilinmiyor. Sâir hâdisat öyle değil. Hem şu hikmet, zaman-ı Âdem'den beri meşhurdur ve ehl-i hakikat için meşhuddur.”

Bu yasak kelamî bir yasaktır. Semanın yapısında cinlerin çıkmalarını engelleyecek bir değişim olduğuna dair bir bilgimiz yok.

“Asırlara göre şeriatlar değişir.” hükmünce, insanlara farklı kanunlar uygulayan İlâhî irade, aynı şeyi cinler için de yapmış oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 2136 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...