Block title
Block content

"Eskiden tanımadığı ve ayrıldıktan sonra da hiç göremeyeceği babasını, kardeşini, karısını, milletini ve vatanını sever, hizmet eder." Kişi ruhlar aleminde babasını tanımıyordu, bu bahsi nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ, eskiden tanımadığı ve ayrıldıktan sonra da hiç göremeyeceği babasını, kardeşini, karısını, milletini ve vatanını sever, hizmet eder. Ve tam sadakate ve ihlâsa pek nâdir muvaffak olabilir; o nisbette kemâlâtı ve seciyeleri küçülür. Değil hayvanların en ulvîsi, belki baş aşağı, akıl cihetiyle en biçaresi ve aşağısı olmak vaziyetine düşeceği sırada, âhirete iman imdada yetişir. Mezar gibi dar zamanını, geçmiş ve gelecek zamanları içine alan pek geniş bir zamana çevirir ve dünya kadar, belki ezelden ebede kadar bir daire-i vücut gösterir."

"Babasını dâr-ı saadette ve âlem-i ervahta dahi pederlik münasebetiyle ve kardeşini tâ ebede kadar uhuvvetini düşünmesiyle ve karısını Cennette dahi en güzel bir refika-i hayatı olduğunu bilmesi haysiyetiyle sever, hürmet eder, merhamet eder, yardım eder. Ve o büyük ve geniş daire-i hayatta ve vücuttaki münasebetler için olan ehemmiyetli hizmetleri, dünyanın kıymetsiz işlerine ve cüz'î garazlarına ve menfaatlerine âlet etmez. Ciddi sadakate ve samimi ihlâsa muvaffak olarak, kemâlâtı ve hasletleri, o nisbette, derecesine göre yükselmeye başlar, insaniyeti teâli eder. Hayat lezzetinde serçe kuşuna yetişmeyen o insan, bütün hayvanat üstünde, kâinatın en müntehap ve bahtiyar bir misafiri ve Sahib-i Kâinatın en mahbup ve makbul bir abdi olmasıdır. Bu netice dahi Risale-i Nur'da hüccetlerle izahına iktifaen kısa kesildi."(1) 

Burada küfür ve inkarın bakış açısı ve bunun insan ruhundaki oluşturduğu menfi tesirin bir analizi yapılıyor. Yoksa insan anne ve babasını ne önce ne de sonra tanımayacak ve görmeyecek denilmiyor.

İman nazarı ile bakılırsa; insanın anne ve babası ile olan ilişkisi, mazi noktasından ruhlar alemine, istikbal noktasından ebede kadar uzanır. Çünkü mümin cennette anne ve babası ile mutlu ve ebedi bir şekilde beraber olacaktır.

Zaten konunun devamında bu husus şu şekilde vurgulanıyor: "Babasını dâr-ı saadette ve âlem-i ervahta dahi pederlik münasebetiyle ve kardeşini tâ ebede kadar uhuvvetini düşünmesiyle ve karısını Cennette dahi en güzel bir refika-i hayatı olduğunu bilmesi haysiyetiyle sever, hürmet eder, merhamet eder, yardım eder..."

Ama kafirin inanışına göre; anne ve babası ile olan ilişkisi, sadece kısacık şu dünya hayatına münhasırdır. Zira kafir ruhlar alemi ile ahiret alemini kabul etmeyip inkar ediyor ve bütün hayatını bu kısacık ve çabuk söner dünya hayatı olarak telakki ediyor. Bu mantığa göre insanın anne ve babası ile olan münasebeti yirmi otuz yıllık bir dünya birlikteliğidir, bundan öncesi ve ötesi yoktur.

Gerçekten hazin bir bakış açısı...

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Sekizinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...