Block title
Block content

Esmâ-i Hüsnâ'ya ayinelik nasıl olur? "Esmâ-i Hüsnâdan herbirisinin tecellîgâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır. Eğer insan, maddî ve mânevî herbir uzvunu Allah’ın emrettiği yere sarf etmekle..." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan üç cihetle Allah'ın isimlerine ayna olur:

• Zıddiyet cihetiyle.
• Hilkat itibariyle.
• Mazhariyet yönüyle.


1. Cenab-ı Hak kemal sıfatıyla muttasıftır. İnsan ise, kusurlu bir varlıktır. Allah kudret sahibidir, insan ise acizdir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. İnsan ise, âdeta her şeye muhtaçtır. Bu cihetle insan, Kuddüs, Samed gibi isimlerle isimlendirilemez. Ancak Abdulkuddüs, Abdussamed olur.

2. Her insan, kendi üzerinde tecelli eden nice isimlere ayinedir. Mesela, sanatlı yaratılmasıyla Sani ismini, ilahî ikramlara mazhar olmasıyla Kerim ismini gösterir. Bu cihette insan, tümüyle Allah'tan geleni gösterir bir vaziyettedir.

3. Cenab-ı Hak, insanı yaratmış ve ona ruhundan üflemiştir. Bu insan ruhunun -haşa- Allah'tan bir parça olması anlamına gelmez. Müfessirlerin dikkat çektiği gibi, bu izafet ve nisbet teşrif içindir, tekrim içindir. Yani, insanın şerefini gösterir, onun mükerremiyetine dikkat çeker. Ayrıca, onda nice ilahî isim ve sıfatlar olduğuna işaret eder.

Mesela, Cenab-ı Hak ilim, irade, kudret gibi sıfatların sahibidir. O, bu sıfatların küçük bir numunesini insan mahiyetine dercetmiştir. İnsan, kendisinde bulunan bu cüzi ölçücüklerle Cenab-ı Hakk'ın sonsuz sıfatlarının farkına varır. “Ben bazı şeyleri bilirim, Allah ise her şeyi bilir. Benim yaptığım şeyler, benim cüz`i irade ve kudretimi gösterir. Alemde olan her şey Allah'ın külli irade ve kudretine şahittir.”der.

"... Ve Esmâ-i Hüsnâdan herbirisinin tecellîgâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır."(1)

İnsanın mahiyetine yüzlerce isim (esma) emanet olarak (vedia) bırakılmış. Bu kısa ömür içerisinde insanoğlu artık gayret ve çabasıyla bunların ne kadarını neşvu nemalandırırsa...

İşte herbir isme ayinedarlık neticesinde âdeta bu isimler bir pencere olmakta ve kişinin bu isimlere ayine olması derecesinde Halık ve Razıkımız oradan seyredilmektedir. Büyük zatların çoğu bir kaç isme mazhar olmuştur. Kamil manada bu isimlere ayine olmuşlar. Ama tüm isimlere en azam derece de ayindarlık ise Resulullah (a.s.m.) ye mahsus kalmıştır. Mesela; Abdüladir-i Geylani "Ya Hayy" ismine; Bediüzzaman Hazretleri "Hakim" ve "Rahim" isimlerine ayine olmaları gibi...

Aynı insan, çevresinde meydana getirdiği şeylerle Cenab-ı Hakk'ın Halık, Musavvir, Mukaddir gibi isimlerine ayna olur. Mesela, mekanik kuşlar yapar, dev binalar inşa eder, söz dinleyen robotlar meydana getirir.

Bu cihetle insan, ikinci cihetten farklı olarak aktiftir, faaldir. Mesela, aynı ilim kapasitesine sahip iki insandan biri ilme yönelerek alim olurken, diğeri lüzumsuz şeylerle meşguliyetten dolayı kayda değer bir şey öğrenmeden bu dünyadan gidebilir. Her insan, Kerim ismine mazhardır, yani kendisine nice ikramlar yapılır. Ama bu insanın başkalarına ikram etmesini kendi iradesine bırakmıştır. İradesini bu yönde kullanarak daima ikramda bulunan bir kişi haline gelebilir.

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Fatiha suresi

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sure-i Fatiha | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6628 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

fatih_svs
son derecere doğru ve ikna edici cevaptı. Ama birazda Risale-i Nurdan birebir cevaplarda yer verilse çok daha iyi olurdu. Yani konu ile ilgili Risale lerden yer verilmesini tavsi ederim
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...