Block title
Block content

"Esmâ-i İlâhiyenin en cemiyetli âyinesi cismâniyettedir. Ve hilkat-i kâinattaki makàsıd-ı İlâhiyenin en zengini ve faal merkezi cismaniyettedir..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Esmâ-i İlâhiyenin en cemiyetli âyinesi cismâniyettedir. Ve hilkat-i kâinattaki makàsıd-ı İlâhiyenin en zengini ve faal merkezi cismaniyettedir. Ve ihsanat-ı Rabbâniyenin en çok çeşitleri ve rengârenkleri cismaniyettedir. Ve beşerin ihtiyacat dilleriyle Hâlıkına karşı dualarının ve teşekküratının en kesretli tohumları yine cismaniyettedir. Mâneviyat ve ruhâniyat âlemlerinin en mütenevvi çekirdekleri yine cismaniyettedir."(1)

İnsanın cismine takılan duygu ve cihazlar, İlahi isimleri anlamak ve tartmakta en mükemmel ölçülerdir.

Mesela, ağzımızdaki küçücük dil yer yüzünde Rezzak isminin ne kadar tecellisi varsa -ki dünya bu noktada mükemmel bir mutfak zengin bir sofra gibidir- hepsini tadıp tartacak bir ölçüdedir.

Yine kafamızdaki küçük göz, yeryüzünde İlahi isimlerin bütün nakışlarını görüp teftiş edecek yüksek çözünürde bir mercek gibidir. Burun, kulak ve dokunma duyumuz da hakeza muazzam ölçücülerdir.

Yani Allah yeryüzüne ne kadar ihsan, ikram, sanat ve eser koymuş ise, hepsini anlayacak, tadacak ve tartacak cihazları maddi cismimize duygu ve cihazlar şeklinde monte etmiştir.

Bu sebeple insan cismi ve cismine monte edilen duygu ve cihazlar sayesinde, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarını tanıyabiliyor, takdir ve tahsinde bulunabiliyor.

Yani Allah insanın maddi ve kesif olan cismini bütün isim ve sıfatlarını tadıp tartacak, duygu ve cihazlar ile donatmıştır. İnsan, cisme takılmış olan bu duygu ve cihazlar sayesinde, bütün alemler ile irtibat kurup onlar ile alışveriş içine girebiliyor ve her isme tam bir ayna olabiliyor.  

Şayet bu duygu ve cihazlar tezekki ederse, yani iman ve hidayetin emrine girip onun gözlüğü ve ışığı ile o alemlere bakarsa, o zaman insanın bu kesif ve maddi ciheti, aynı manevi ve latif duyguları gibi keskinlik ve letafet kazanır. Hatta tam nuraniyet kazanmış bir ceset ve nefis, aynı ruh gibi hiffet bulup nurani bir vaziyet alır. Peygamber Efendimiz (asm)'in mi'raca mübarek bedeni ile çıkması bu manaya işaret eder.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Sekizinci Meselenin Bir Hülasası.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Mes'elenin bir Hülâsası | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 796 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...