"Esmâ-i kudsiye-i İlâhiyenin cilveleri olan bedâyiine ve parlak eserlerine dellâllık makamında görünmekle, Sübhanallah Velhamdülillâh diyerek takdis ve tahmid vazifesini ifa ettiler." izah eder misiniz?

Soru Detayı

"Subhanallah ve elhamdülillah" diyerek "takdis ve tahmid" vazifesini eda etmek, sanat-ı İlahiye hususunda hayrete düşen dellallık makamındaki zevata tahsis ediliyor. Bunu nasıl anlamalıyız? Bu makam, özel şahıslara ait bir makam mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu Söz’de namaz kılanların şahsında “namazın hakikati” ve “kâmil bir namazın özellikleri” anlatılmış oluyor. Bizler de bu manalara ne ölçüde yaklaşırsak namazımız o nispette sıhhatli ve mükemmel olacaktır.

“Zikreden adamın feyz-i İlahîyi celbeden muhtelif latifeleri vardır. Bir kısmı kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. husule gelir. Binaenaleyh gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâlî değildir.” (Mesnevî-i Nuriye, Hubab)

İnsanın bir vazifesi de dellâllık vazifesidir. Yani insan hem esmâ-i hüsnânın tecellilerine hem de şu kâinat sergisinde dizilmiş olan sanat eserlerine nazar-ı dikkatleri celbeder ve etmelidir. Şöyle ki:

Mesela rengârenk boyanmış bir çiçeği göstererek şöyle der: Bak şu çiçeğe, ne kadar çok isme ayna olmuş, âdeta bir tezgâh olmuş; onda esmâ-i hüsnâ dokunuyor. Mesela:

· Yoktan yaratılmasıyla Hâlık ve Mucid isimlerine,

· Eşsiz sanatıyla Bedi, Sâni ve Mübdi isimlerine,

· Rengârenk boyanmasıyla Mülevvin ismine,

· Güzelliğiyle Mücemmil ismine,

· Diğer çiçeklere benzemesiyle Vâhid, Ferd ve Ehad isimlerine,

· Rızıklanmasıyla Rezzak, Rahman, Mün’im isimlerine,

· Toprağı delip çıkmasıyla Bâis ismine,

· Bütün programının küçücük tohumunda yazılması ve kaydedilmesiyle Hafîz ismine,

· Kendisine verilen şekil ile Musavvir ismine ve daha bunlar gibi onlarca isme mazhardır...

Hem bak bu isimlerin mazharı olan çiçeğe! Ne kadar güzel yapılmış, ne kadar hikmetle yaratılmış, ne çok ziynetlerle süslendirilmiş, ne kadar çok cihazlarla donatılmış, âdeta her bir yaprağına yüzlerce maslahat takılmış...

İşte insan dellâllık makamında, hem esmâ-i hüsnânın cilvelerini hem de bu isimlerin aynası olan sanat eserini göstererek ilancılık vazifesini yapar. Ve daha sonra da bu isimlerin güzelliğine ve isimlerin tecellisi ile güzelleşen sanat eserine karşı “Subhanallah Velhamdülillah” diyerek takdis ve tahmid vazifesini ifa eder.

Yani “Subhanallah” diyerek o isimleri ve o isimlerin müsemması olan Allah Teâlâ’yı her türlü kusur ve noksanlıklardan tenzih eder. “Elhamdülillah” diyerek de o isimlerin böyle cemalî tecellisine karşı şükreder ve hamdını ifa eder.

Tabi, dellâllık vazifesini yapabilmek için ilk önce esmâ-i hüsnâyı ve bu isimlerin tecellilerini bilmek gerekir. Bunu bilmeyen, elbette dellâllık vazifesini ifa edemez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...