Block title
Block content

"Evet dâll olan kimse, bir iş ve bir ibadet teklifinde başını havaya kaldırarak firavunlaşır." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan nisyandan alındığı için, nisyana müptelâdır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır. Fakat, hizmet, sa’y, tefekkür zamanlarında, nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalâlettir. Hizmetler görüldükten sonra, neticede, mükâfat zamanlarında nefsin unutulması kemâldir. Bu itibarla, ehl-i dalâl ile ehl-i kemâl, nisyan ve tezekkürde müteâkistirler. Evet dâll olan kimse, bir iş ve bir ibadet teklifinde başını havaya kaldırarak firavunlaşır. Lâkin mükâfatın, menfaatin tevziinde bir zerreyi bile terk etmez. Amma nefsini unutan ehl-i kemâl, sa’y, tefekkür, sülûk zamanlarında herşeyden evvel nefsini ileri sürüyor. Fakat neticelerde, faidelerde, menfaatlerde nefsini unutmakla en geriye bırakıyor."

Yukarıdaki pasajı bir bütün olarak ele aldığımızda verilen mesaj daha net anlaşılmaktadır. Allah'a kul olan kamil insanlar ile nefsinin arkasından giden toy insanlar arasındaki farklardan bir tanesi nazarımıza sunulmuştur. Ehli kemal insanlar, bir menfaat söz konusu olduğu zaman kendisini geri çeker ve başkasına öncelik tanır. Bir hizmet söz konusu olduğunda ise hemen öne atılır ve hizmet yaparlar. Manen olgunlaşamamış insanlar ise tam tersini yaparlar. Menfaatte en önde olurlar, hizmette ise en arkada kalmayı tercih ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...