Block title
Block content

"Evet herbir namazın vakti, mühim bir inkılab başı olduğu gibi, azîm bir tasarruf-u İlahînin âyinesi ve o tasarruf içinde ihsanat-ı külliye-i İlahiyenin birer ma'kesi olduğundan,.." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız, bu meseleyi Dokuzuncu Söz’ün Dördüncü Nüktesi'nde geniş olarak anlatıyor. Biz sadece bir namaz vaktinin nasıl bu manalara ma’kes olduğunu izah edelim:

Mesela, sabah namazının vakti tan yerinin ağarmasından güneş doğana kadardır. Tüm dünyayı aydınlatan ve tüm varlıkları ısıtan ve tüm canlıların hayat kaynağı olan güneşin çıkışı üzerine düşünelim. Güneş nasıl bitmez tükenmez bir enerji kaynağı, ne büyük bir nimettir. Yaradan, dünyamızdan bir milyon üç yüz bin defa büyük kütleyi bize hizmetkâr yapmış.

Dünyamız kendi etrafında ve güneşin etrafında nasıl bir hızla dönüyor ve o kadar hıza rağmen bizi hiç sarsmıyor. Güneşe ve dünyamızın bu muhteşem seyahatine ne kadar muhtacız. Bu ihtiyacımızı yerine getirmek için, her gün saniye şaşırmadan, en küçük bir intizamsızlığa müsaade etmeden bu görevleri ifa eden bu dehşetli kütleleri emrimize veren Rabbimizin sergilediği bu dehşetli inkılap ne kadar ibretli, hayrete ve hayranlığa değer değil mi? Bunların hepsi de nimet olduklarından şükran, minnettarlık ve mahcubiyet hisleri ile karşılamak gerekmez mi?

Saatimizin saniyeyi gösteren ibresinin dönüşünü gördüğümüz zaman, biraz geç de olsa dakika ibresinin de hareket edeceğini, biraz sonra saat ibresinin, bir müddet sonra da gün sayacının döneceğini biliriz. Aynı şekilde, gecenin karanlık örtüsünün kalkmaya başlaması olan günün ağarışı, kışın beyaz örtüsünden sıyrılışı demek olan baharın ilk günlerini hatırlatır. Bahar denilen muhteşem ilahi sanat fuarındaki gözler kamaştıran, akıllara durgunluk veren yaratılış mucizelerini ve serilen muhteşem ziyafet sofralarını göz önüne getirir. Bu büyük inkılap ve nimetlere karşı nasıl bir hürmet ve şükran hisleri taşımamız gerektiğini hatırlatır.

Sonra güneşin doğuşa hazırlanması, baharın uyanmaya başlamasından sonra, insan ömrü içinde insanın anne rahmindeki doğuma hazırlandığı zamana da işaret eder. Rabbimizin bizi bir damlacık sudan nasıl bir muhteşem sanatla inşa ettiğini, ne paha biçilmez alet ve duygularla donattığını düşündürür. Bu akıllara durguluk veren yaratış ve gözleri kamaştıran nimetler insanı secdeye davet etmez mi?

Sonra güneşin doğuşa hazırlanması, baharın uyanması ve insanın doğuma hazırlanmasından başka, kâinatın doğuşunun ilk günlerini de hatırlatır, tüm kâinatın muhteşem bir kader planıyla muazzam bir kudretin tasarrufuyla varlık sahasına çıkışının ilk anlarını akla getirir.

İşte bunların her biri:

1. Müthiş bir inkılap (büyük  ve derin bir dönüşüm),

2. Azim bir tasarrufu ilahi (akıllara durgunluk verecek ilahi bir icraat) ve

3. İhsanat-ı külliye-i ilahiyenin (bizi şükran ve minnetle iki büklüm edecek kadar hesapsız nimetler) ma'kesi (yansıma yeri) dir.

Diğer namaz vakitlerinin de benzer tefekkür manzaraları açtığını Üstad Dokuzuncu Söz Dördüncü Nükte'de hayranlık uyandıracak bir letafetle anlatıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...