Block title
Block content

"Evet kesb ise, mübaşeret-i cüz´iye olduğu için, hususî bir netice-i şerriyenin mazharı olur; o kesb-i şerr, şerr olur." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir fabrikatör, bazı işçiler hata edip ürünlerin bazılarına zarar verebilir endişesi ile fabrikayı yapmaktan vazgeçse, fabrikayı yapmaktaki bir çok hayrı ve kazancı terk ettiği için, vehham ve divane addedilir. Cüzi bir şerrin gelememesi için külli hayrı terk etmek, külli bir şerdir.

Öyle ise kafirlerin kendi iradeleri ile şerre ve ateşe gitmelerini engellemek için varlığı yaratmamak ya da başka bir surette yaratmak, külli bir şer olup Allah’ın hikmet ve iradesi ile bağdaşmaz. Kafirlerin hatırı için bu kainat düzeninin geri bırakılması makul değildir.

Üniversite imtihanı tembel talebe ile çalışkan talebenin tefrik ve temyizi için tanzim ediliyor. İmtihandaki amaç iki talebe  arasındaki farkı göstermek ve her hak sahibine hakkını vermektir. Tembel talebenin zarar görmemesi için imtihan iptal edilse, yüzlerce çalışkan talebenin hakkı gasp edilmiş olur.

Ebu Cehil'in ateşten kurtulması için Ebu Bekir (ra)’ı yetiştiren imtihan ortamını lağvetmek, Ebu Bekirlerin hakkını yok saymaktır ki, Allah’ın sonsuz adaleti böyle bir çirkinliğe ve haksızlığa müsaade etmez. Bu yüzden kainatın yaratılması yaratılmamasına üstün gelmiştir.

Herkesin eşit bir seviyede ve hayırlı bir surette yaratılmasına ihtiyaç yoktur, zira sayısız melekler o vazifeyi zaten ifa ediyorlar. Allah, kendi iradesi ile iman edip ibadete meyledecek varlıkları yaratmayı murat ediyor ki insanın yaratılmasındaki en büyük sır ve plan budur. Özgür bir iradenin verilmesi elbette zıddını da içermek zorundadır. Yani insan iman etmeye meylettiği gibi küfre de meyledebilir. İradeyi değerli ve yaratılmaya layık kılan bu ihtimaldir. Bu sebeple Allah iradeyi iki taraflı ve iki yönlü yaratmıştır. Kul kendi kesbi ile Allah’a iman edebileceği gibi aynı kesbi ile küfrede gidebilir.

İşte varlık türleri içinde bu tür (insan) özgün ve orijinal bir İlahi projedir. Allah bu tarz bir varlığı murat etmiştir ki, bazı bozuk karakterlerin bu planı geri çevirmesi kabil değildir. Yani Allah kafirlerin haksız hatırı için bu özgün ve orijinal planını terk etmez.

Allah kainatı ilmi ezelisinde tasarlarken, hayrın derece ve mertebelerini kullarına iyi kavratmak için onun zıttı olan şerleri de tasarlamıştır. Zira mutlak olan bir şeyin hakiki bir zıddı olamayacağı için mevhum ve farazi zıtları Allah insanların kıyas yapabilmesi amacı ile tasarlamıştır. Kafirlerin küfrü ve çirkin halleri esasında olmayan şeylerdir, ama hayrın karşısında meratip ve derecelerini anlamakta yardımcı olan farazi ve vehmi hatlardır. Kafirlerin dünyanın imarı için yaratılmasındaki en önemli pay bu kıyastır. Allah bu tasarlamayı yaparken onları böyle bir hizmet ve vazifeye zorlamamıştır, onlar kendi özgür iradesi ile bu yolu seçmişlerdir. Ve sonunda da hak ettikleri yere, yani cehenneme gireceklerdir.

 İnsandaki kesp, yani cüzi seçme yeteneği yukarıdaki muhteşem kurgunun içinde bir cüzdür, bir parçacıktır. Bu muhteşem kurgu içinde hayır galipken gidip az ve vehmi olan şerri seçmek ve ona yönelmek bu kurgu ve düzen içinde özel bir tercih ve özel bir seçim oluyor ki sorumluluk tamamen bu tercihi yapan kişiye aittir. Kulun bu özel tercihi kendi başına bir şer olabilir, ama asla kurgusal ve intizam noktasında Allah’ın plan ve tasarımını şer yapmaz ve yapamaz. Öyle ise insanların kendi özel tercihleri ile az ve vehmi olan şerri irtikap edip kainatı ve içindeki intizamı aleyhine döndürmesi -haşa- Allah’ın bir kabahati ve suçu olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...