Block title
Block content

"Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar..." Bu paragrafı nasıl anlamalıyız ve sözü edilen kalbi kırık kimdir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye musahhar ve muti olur. Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar. Demek dualara cevap veren Zat, bütün mahlûkata hâkimdir. Öyleyse, bütün mahlûkata dahi Hâlıktır."(1)

"Veya lisan-ı ıztırariyle bir duadır ki, muztar kalan her bir zîruh, kat'î bir iltica ile dua eder, bir hâmî-i meçhulüne iltica eder, belki Rabb-i Rahîmine teveccüh eder."(2)

Bu paragraflar, ızdırar dili ile yapılan duaların mukbuliyetini ve Allah katındaki değerini anlatıyor.

“Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar.” Bu dua ıztırar dili ile yapılan bir duadır.

Iztırar, bir şahsın zor bir durumda kalıp, çaresiz bir hale düşmesi demektir. Okyanusa düşen bir adamın kırık bir tahta üstünde yaptığı dua gibidir. Çok zor bir durumda olmasından dolayı, o hali Allah’ın merhametini daha kuvvetlice kendisine çekiyor. Bütün sebeplerin sukut edip sadece İlahi kudretinin göründüğü bir haldir. Bu tarz dua da ekseri olarak makbuldür.

Sözü edilen kalbi kırık adam bir kalıp, bir teşbih, bir örnektir; bir şahıs ya da olaya izafe edilmiyor. Amma, ille bir olaya izafe edecek olursak, Yunus (as)’in olayına izafe edebiliriz.

Dipnotlar:

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Katre'nin Zeyli.

(2) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...