Block title
Block content

"Evet, mevcudatın hiçbir cihette Vâcibü'l-Vücuda karşı hakları yoktur ve hak dâvâ edemezler. Belki hakları daima şükür ve hamd ile verdiği vücut mertebelerinin hakkını edâ etmektir. Çünkü verilen bütün vücut mertebeleri vukuattır,.." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zengin bir adam, bir takım hediyelerle bize gelse ve bize  hak etmediğimiz güzel hediyeleri verse, biz  de teşekkürü bırakıp o zengin adama: Efendim siz madem çok zenginsiniz, şu getirdiğiniz hediyelerin on katını belki yüz katını bize verebilirdiniz, bu imkanınız dahilindedir. Neden vermediniz desek, ne kadar haksız ve şükürsüz bir davranış olur.

Burada, o zengin zatın getirmiş olduğu hediyeler vukuattır. illeti ise, yani o hediyenin gerekçesi ise, o zengin zatın şefkat ve cömertliğidir. O nankör adamın, istediği hediyeler ise imkanattır. Yani o zengin zatın getirmesine gücü yettiği halde, getirmediği hediyelerdir. Bunlar ademdir. yani yokluk ve eylemsizliktir ve sınırı yoktur. O zat, o sınırsız imkanı olan hediyeleri ona vermeye mecbur değildir. Onun o hediyeleri hak etmişliği de yoktur. Yani, getirmesine, ortada bir gerekçe yoktur.

Öyle ise, o getirmediği sınırsız hediyeleri  ondan istemek ve getirdiğine de teşekkür etmemek  nankörlük , şükürsüzlük ve kanaatsizliktir.

Aynı misaldeki gibi, Allah bize vücut, hayat, insaniyet, İslamiyet ve iman gibi sayısız nimetler ve hediyeler vermiştir. Biz bunlara şükredeceğimize, hikmet ve terbiyesinin gereği vermediği nimetlerden dolayı şikayet edip şükrü terk etsek, ne kadar azaba müstehak oluruz, anlaşılır.

Allah’ın bize vermiş olduğu nimet ve hediyeler vukuattır. İlleti ise, yani gerekçesi ise, Allah’ın rahmet ve cömertliğidir. Verilmeyen nimetler ise imkanattır. Yani Allah’ın bize vermeye gücü yettiği halde, hikmetinden vermediği nimetlerdir. Bunları da Allah vermek zorunda değildir.  Verilmeyen nimetler illet istemezler. Yani, ona vermeyi zorlayan bir gerekçe  olamaz, olmuş olsa, hem Allah istemediği bir şeyi zorla vermiş olacaktı ki, bu batıldır.

Hem de sayısız ve sınırsız mümkün olan nimetleri vermesi gerekirdi. Bu da safsatadır. Var olan bir şey, varlığı için bir var ediciye muhtaçtır. Ama var olmayan bir şey, zaten olmadığı için, yani ademde olduğundan var edici bir sebebe muhtaç değildir. Verilmeyen nimetler de var olmadığından yani adem oldukları için, varlığa iten bir güce  ya da sebebe ihtiyaç duymazlar.

Soruda geçen kısım için tıklayınız:

- Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

esraa
Allah razı olsun..Çok istifadeli bi açıklama olmuş..Çok teşekkür ederim...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ibrahim hakkı

peygamberler ve büyük veliler nasil seçiliyor. Her insana ayni istidat verilip öyle mi seçiliyor yoksa ayri ayrı istidarlar veriliyor

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Seçim ezelde oluyor ve istidatlar ona göre veriliyor. Yani insanlar bir tarağın dişleri gibi eşit kabiliyetlerle dünyaya gönderilmiyorlar. Allah ezeli ilmi ile onların ceht ve gayretlerini biliyor ve onları dünyaya bu donanım ile gönderiyor. Kimse ben Hazreti Ömer (ra) ile aynı kabiliyete sahibim diyemez.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...