Block title
Block content

"Evet, nasıl ki beşer bir ümmettir; kelâm sıfatından gelen şeriat-i İlâhiyenin hameleleri, mümessilleri, mütemessilleridir." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Melâike, ecsâm-ı lâtife-i nuraniyedirler. Muhtelif nevilere münkasımdırlar. Evet, nasıl ki beşer bir ümmettir; kelâm sıfatından gelen şeriat-i İlâhiyenin hameleleri, mümessilleri, mütemessilleridir. Öyle de melâike dahi muazzam bir ümmettir ki, onların amele kısmı irade sıfatından gelen şeriat-i tekviniyenin hamelesi, mümessili ve mütemessilleridirler. Müessir-i Hakikî olan kudret-i fâtıranın ve irade-i ezeliyenin emirlerine tâbi bir nevi ibâdullahtırlar ki, ecrâm-ı ulviyenin herbiri onların birer mescidi, birer mâbedi hükmündedirler."(1)

Allah’ın, tekvini ve teşrii olmak üzere iki çeşit şeriatı vardır:

Teşrii şeriat; Allah’ın kelam sıfatından gelen emir ve yasaklardır ki, İslam şeriatı bu şeriattandır. Yani Allah, kelam sıfatı ile razı olduğu ve olmadığı şeyleri peygamberler vasıtası ile insanlığa ilan etmesidir. Bu şeriatın muhatabı ve mümesilleri insanlar ve cinlerdir.

Tekvini şeriat; Allah’ın kudret sıfatından gelen ve kainatta cari olan bütün kanun ve sünnetullahlardır. Yerin çekim kuvveti, suyun kaldırma kuvveti,suyun akması, toprağın katı ve kesif olması, ayın med ceziri gibi milyonlarca kanun ve adetler, Allah’ın kudret sıfatının emir ve yasaklarıdır ki, buna tekvini şeriat denir. Bu şeriatın asıl muhatabı ve mümessilleri meleklerdir. Kainatın bütün nizam ve mizanı bu kanunlar üzerine bina olmuştur. İşte meleklerin amele kısmı bu nizam ve mizanı müşahade ve tefekkür ile, Allah’a arz-ı ubudiyet ediyorlar. Bir nevi kainattaki mahlukata hem çobanlık, hem de vekillik yapıyorlar.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2999 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...