Block title
Block content

"Evet, nasıl ki ehl-i tarikat, seyr-i enfüsi ve afakî ile marifet-i İlahiyede iki yol ile gitmişler ve en kısa ve kolayı ve kuvvetli ve itminanlı yolunu enfüside, yani kalbinde zikr-i hafiyy-i kalble bulmuşlar. Aynen öyle de, yüksek ehl-i hakikat dahi, marifet ve tasavvur değil, belki ondan çok âli ve kıymetli olan imân ve tasdikte, iki cadde ile hareket etmişler." Buradaki fark nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Aslında burada iki meslek arasındaki farka işaret ediliyor. Yoksa iman ve tasdik, teknik anlamda her müminde olan bir durumdur. İman ve tasdiki teknik anlamı ile sadece hakikat ehline münhasır kılmak olmaz.

Üstadımız burada iki mesleğin arasındaki farka işaret etmek için tabirleri sınıflandırıyor. İki meslek arasındaki fark ise kurbiyet ve akrabiyettir.

Hakikat ehlinin mesleği olan akrabiyette marifetin makamı ve parlaklığı iman ve tasdik ile sembolize edilirken, tarikat ehlinin mesleği olan kurbiyette marifetin derecesi ve makamı marifet ile ifade ediliyor.

Bütün bu incelikleri karşılayacak özel bir terim olmadığı ya da dıyk-ı elfaz yüzünden böyle ifade ediliyor denilebilir. Malum, mana ne kadar latif ve nurani bir hale gelirse, somut alemde ifadesi o kadar zorlaşır.

Mütalaada da benzer bir yaklaşım söz konusudur, yani akrabiyet ehli ile kurbiyet ehlinin kainatı okuma ve anlama keskinlikleri farklıdır. 

“Evet, ben, Hülasatü l-Hülasa’yı okuduğum zaman, koca kâinat, nazarımda bir halka-i zikir oluyor. Fakat her nevin lisanı çok geniş olmasından, fikir yoluyla sıfat ve esma-i İlahiyeyi ilmelyakin ile iz’an etmek için akıl çok çabalıyor, sonra tam görür. Hakikat-ı insaniyeye baktığı vakit, o cami mikyasta, o küçük haritacıkta, o doğru numunecikte, o hassas mizancıkta, o enaniyet hassasiyetinde öyle kat’i ve şuhudi ve iz’ani bir vicdan, bir itminan, bir imân ile o sıfat ve esmayı tasdik eder. Hem çok kolay, hem hazır yanındaki aynasında hiç uzun bir seyahat-ı fikriyeye muhtaç olmadan iman-ı tahkikiyi kazanır."

"Evet, nasıl ki ehl-i tarikat, seyr-i enfüsi ve afakî ile marifet-i İlahiyede iki yol ile gitmişler ve en kısa ve kolayı ve kuvvetli ve itminanlı yolunu enfüside, yani kalbinde zikr-i hafiyy-i kalble bulmuşlar. Aynen öyle de yüksek ehl-i hakikat dahi, marifet ve tasavvur değil, belki ondan çok âli ve kıymetli olan imân ve tasdikte, iki cadde ile hareket etmişler.

"Biri: Kitab-ı kâinatı mütalaa ile Ayetü’l-Kübrâ ve Hizbün-Nuriye ve Hülasatü’l-Hülasa gibi afaka bakmaktır." 

"Diğeri: En kuvvetli ve hakkalyakin derecesinde vicdani ve hissi, bir derece şuhudi olan hakikat-i insaniye haritasını ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet- i nefsiyesini mütalaa ile imanın şüphesiz ve vesvesesiz mertebesine çıkmaktır ki, sırr-ı akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar."(1)

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, (91. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 91 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 485 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...