Block title
Block content

"Nebiy-yi Zîşan (a.s.m.) tecelliyât-ı İlâhiyeye mazhar ve mâkestir; masdar ve menbâ değildir. Çünkü, o zât yalnız âbiddir ve ibadetçe herkesten ileridir. Demek, bu kadar görünen terakkiyat, kemâlât onun zâtî malı değildir..." izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Masdar ve memba, kaynak ve fail anlamına geliyor. Mesela; ortada bir güzellik, bir kemal varsa, o güzellik ve o kemal; o kimseden çıkıyor ve o kimseye ait demektir. Masdar ve memba bu anlama gelir.

Peygamber Efendimizin (asv) üzerinde çok güzellikler ve çok kemaller tezahür etmiş. Şayet Peygamber Efendimizi (asv) masdar ve memba telakki edersek, üzerinde tezahür eden bütün güzellik ve kemaller onun şahsi malı olur. Mesela; bir mucize göstermiş ise, o mucizenin kaynak ve faili Peygamber Efendimiz (asv) telakki edilmiş olunur ki, bu bir şirktir.

Mazhar ve makes, başkasının manasını üstünde izhar edip göstermek anlamına geliyor. Mesela; insanda  bir güzellik, bir kemal vardır. O güzellik ve kemal Allah’a ait olup, insan o güzelliğe sadece bir mahal ve bir aynadır. O güzellik ve kemal; insana, Allah tarafından verilmiştir.

İnsanın mahiyet ve fıtratı, Allah’ın isim ve sıfatlarının bir tecelli sahası ve bir yansıma aynasıdır. Allah, insana isim ve sıfatlarını tanıtıp sevdirmek için, insanın mahiyet ve fıtratında tecelli ediyor. İnsanın vazifesi ise bu tecellileri iman ve marifet gözlüğü ile görüp okumaktır. Bu okumak ve görmekle insan manen çok yüksek makam ve derecelere ulaşabilecek bir mahiyettedir.

Mesela; parlak bir ayinede güneşin yansıması görünse, güneşin bazı özellikleri aynaya aksetse, biz nazarımızı güneşten çevirip, o ayinede tecelli eden güneşe ait özellikleri aynaya versek, o zaman o aynayı mazhar ve makeslikten çıkarıp, menba ve masdarlığa intikal ile haktan sapmış oluruz.

Zira aynadaki yansıma ve güneşe ait meziyetler, aynanın kendi malı değil, güneşin malıdır. Ayna sadece aks ve izhara mahal şeffaf bir vasıtadan başka bir şey değildir. Kainat, dünya, insan da aynı şekilde, Allah’ın isimlerinin manasına mazhar ve makes birer ayine-i esma-ı ilahiden başka bir şey değildirler. Hepsi Cenab-ı Hakk'ın nihayetsiz cemal, kemal ve ihsanına mazhar ve makes, cami ve parlak birer ayinedirler.

Peygamber Efendimiz (asv) de aynı şekilde masdar ve memba değil, mazhar ve makestir. Masdar ve memba demek şirkle eşdeğerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...