Block title
Block content

"Evet, rivâyetlerde vardır ki, 'İnsanın ömür dakikaları insana avdet ederler. Ya gaflet ile muzlim olarak gelirler veya hasenat-ı muzîe ile avdet ederler.'" Burada geçen rivayetler hangileridir? Ömür dakikalarının gaflet ile karanlık olarak gelmesi veya ziya veren ışıklar şeklinde dönmesi nasıl anlaşılmalıdır, somut örnekler verilebilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bera b. Azib’ten gelen bir rivayete göre Peygamberimiz (asm) şöyle buyurdu:

“Mümin bir kişi kabrine konulduğu zaman, onun salih ameli güzel bir şahıs suretinde oraya gelip temessül eder ve 'Ben senin salih amelinim.' der… Kâfir, facir bir kimse ise kabirde kötü ameli karşısına gelip temessül eder ve 'Ben senin habis amelinim.' der. ”(1)

Bu hadisten anlaşılıyor ki, insanların ömründe yaptığı iyi veya kötü  işler temessül ettirilerek kendisine döndürülür. Bu yapılan işlerin hepsi belli bir ömrün dakikalarına tekabül eder. Bu sebeple, amellerin kişiye temessül etmesi, ömrünün dakikalarının kendisine iade edilmesi anlamına gelir.

“Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa karşılığını görür. Kim zerre kadar bir kötülük işlerse o da onun karşılığını görür.” (Zilzal, 99/7-8)

mealindeki ayet, kişinin yaptığı her şeyi göreceğini açıkça ifade eder.

“Nasıl yaşıyorsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz."(2)

manasındaki hadisi de bu minval üzere anlamak mümkündür.

“Ömür dakikalarının gaflet ile karanlık olarak gelmesi”ne misal, yukarıdaki hadiste geçtiği üzere, kişinin işlediği günahların / kötü amellerin kabirde temessül etmesi şeklinde anlamak gerekir.

Her günah bir gaflet eseridir. Faiz, içki, kumar gibi her kötü iş, habis ve çirkin yüzlü bir şahıs suretinde temessül eder.

“Ömür dakikalarının ziya veren ışıklar şeklinde dönmesi” de aynı şekilde değerlendirilir.

Buna göre, ister iyi ister kötü olsun, her iş belli bir zaman kasnağında örülür, ameller mensucatı zaman fabrikasında dokunur.

Dolayısıyla, iyi veya kötü işlerin temessül ederek sahibine geri döndürülmesi, ömür dakikalarının kendisine iade edilmesi manasına gelir.

Örneğin, yalan söylemek, çirkin bir suret alarak kişiye döndürülür. Kur’an okumak ise, güzel yüzlü salih bir şahıs suretinde sahibine döndürülür.

Tekrar edelim ki, amellerin döndürülmesi, ömür dakikalarının iade edilmesini ifade edebilir. Risale-i Nur’un şu ifadelerini de -bir misal olarak- bu manada değerlendirebiliriz.

“Risale-i Nur'un bir şehid kahramanı olan merhum Hâfız Ali, hapiste Meyve Risalesi'ni kemal-i aşkla yazarken ve okurken vefat edip kabirde melaike-i suale mahkemedeki gibi Meyve hakikatlarıyla cevab verdiği misillü,..”(3)

Dipnotlar:

(1) bk. İbn Hanbel, Müessesetu’r-Risale, 1421/2001, 30/499-503/h. No. 18534; Hâkim, Müstedrek,1/93 Mecmau’z-Zevaid, h. no: 4267.

(2) bk. bk. Aliyyülkârî, Mirkâtü’l-mefâtîh, Beyrut, 1422/2002, h. no: 3847.

(3) bk. Asa-yı Musa, On Birinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Onuncu Risale | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1743 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...