Block title
Block content

"Evet, sırr-ı ihlâs ile samimî tesanüd ve ittihad, hadsiz menfaate medar olduğu gibi, korkulara, hattâ ölüme karşı en mühim bir siper, bir nokta-i istinaddır..." İkinci düsturda geçen haşiyeyi açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, sırr-ı ihlâs ile samimî tesanüd ve ittihad, hadsiz menfaate medar olduğu gibi, korkulara, hattâ ölüme karşı en mühim bir siper, bir nokta-i istinaddır. Çünkü ölüm gelse, bir ruhu alır. Sırr-ı uhuvvet-i hakikiye ile, rıza-yı İlâhî yolunda, âhirete müteallik işlerde kardeşleri adedince ruhları olduğundan, biri ölse, 'Diğer ruhlarım sağlam kalsınlar. Zira o ruhlar her vakit sevapları bana kazandırmakla mânevî bir hayatı idame ettiklerinden, ben ölmüyorum.' diyerek, ölümü gülerek karşılar. Ve 'O ruhlar vasıtasıyla sevap cihetinde yaşıyorum, yalnız günah cihetinde ölüyorum.' der, rahatla yatar."(1)

İhlas; bir şeyi Allah için yapmak ve onun rızası ve emri dairesinde işlemek anlamına geliyor. Allah’ın kendi için yapılan amel ve eylemleri bakileştirmesi ve devamlı kılması; şanından ve şefkatindendir. Bu sebeple ihlas, ameller içinde en kudsi ve tesirli olanıdır. İhlas ile yapılan bir gram amel, ihlassız yapılan tonlarca amelden daha üstün ve faziletlidir.

Müslümanlar ihlaslı bir şekilde birlik ve dayanışma içinde olursa, sayısız dünyevi ve uhrevi menfaatler kazanırlar. Üstad Hazretleri bu menfaatler içinde ölüm korkusundan kurtulmayı da sayıyor. Yani bir Müslüman ihlas ve samimiyet ile bir Müslüman kardeşine münasebet peyda ederse, onun ile iki ceset bir ruh olurlar. İki cesetten birisi ölse bile, diğer ceset sağ kaldıkça sevap noktasından yaşayabileceğini söylüyor. Demek ihlas ve samimiyette böyle tesirli ve devamlı menfaat ve kuvvetler mevcuttur. Yeter ki biz bu samimiyet ve ihlası kazanalım.

İhlas ve dayanışma duygusu ile şirket-i maneviyeye ortak olan bir Nur talebesi, o şirketin daimi bir hissedarı olur. Bu manevi şirkete ortak olmayı başarmış bir Nur talebesi ölse bile, şirketin hayatta olan diğer ortakları yaşadığı müddetçe şirkete sevap kazandırmaya devam edeceklerdir. Şirketin havuzunda biriken sevaplar dağıtılırken hayatta olma şartı yoktur, ölmüş olsa bile aynı hayatta gibi o sevaplardan hissesini alır.

Öyle ise manevi şirkete ihlas ve tesanüt ile dahil olmuş bir Nur talebesi, sadece günah ciheti ile ölür sevap ciheti ile ölmez. Yani öldükten sonrada sevap hanesi çalışır ve işler demektir. İşin özü bir Nur talebesi maddeten ölür manen ve sevap noktasından ölmez deniliyor.

Ölümün sırrını anlamış bir mümin, ölümden ancak sevaptan mahrum kalacağı için korkar, madem sevap noktasından böyle bir çözüm var, o zaman ölümden korkmak diye bir şey ortada kalmıyor. Bir Nur talebesi maddi olarak ölse bile, manevi açıdan milyonlarca Nur talebesi sayesinde yaşıyor demektir.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a, Haşiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Düstur | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4154 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...