Block title
Block content

"Evet, şu kâinatta insan bir fihriste-i câmia olduğundan, insanın kalbi binler âlemin harita-i mâneviyesi hükmündedir." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan, maddi ve manevi boyutuyla bir anahtar külçesi gibidir. Her bir aza ve duygusu, bir alemin kapısını açar ve anlaşılmasını sağlar.

Mesela, dil bir anahtardır. Tadlar aleminin kapısını onunla açarız ve onunla anlarız. Diğer azalar buna kıyas edilebilir.

Aynen onun gibi, akıl ve kalbimiz de birer anahtar gibi, birer alemin kapısını açar ve mahiyetleri hakkında bize bilgi verirler. Akıl, kâinattaki ilim ve marifet kapısını bize açtığı gibi, kalbimiz de kâinattaki manevi tasarrufların mahiyetini bir şekilde görüp anlayabilecek bir potansiyele sahiptir. Eğitim ve öğretim sayesinde akıl melekemizi geliştirip, başkasının göremediği şeyleri gördüğümüz gibi, tasavvuf tarikiyle kalbi hayatımızı canlandırıp, geliştirdikten sonra başkasının inkâr ettiği şeyleri o şahıs, kalbi inkişafı sayesinde idrak eder ve görebilir.

Sorudaki kısmı okumak için tıklayınız:

Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

k.toprak
yardımlarınız için teşekkür ederim Rabbim hizmetlerinizi daim eylesin Allah razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
berrak

kalp binler alemin harita-i manevisi cümlesi "kalp dahi hakaik-i kainatın çekirdeği (fihrist mektubat), "hakiki hakaik-i eşya esma-i ilahidir (30.söz) kalpler ancak allah'ın zikriyle tatmin olur (rad 28) ifadeleriyle birleştinde yorumum şu ki: bütün hakikatler ve kainat esma-ül hüsnaya dayanıyorsa; kalpte bütün hakikatlerin çekirdeğiyse kalp ayine-i sameddir. bütün isimler ve alemler kalpte temerküz eder dolayısıyla kalp binler alemin harita-i manevisidir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...