Block title
Block content

"Evet, uykuda bir adamı bir sinek ısırsa, müthiş bir harpte yaralar alır gibi bir hakikat-i nevmiye bazan telâkki eder. Ondan sorulsa, 'Hakikaten ben yaralandım. Bana top, tüfek atıldı.' diyecek." Devamıyla birlikte izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Felsefe ile meşgul olan insanların aklı ve muhakemesi, uyuyan bir adamın durumu gibidir. Peygamber Efendimiz (asm)'in aklı ve muhakemesi ise; uyanık bir insanın durumu gibidir.

Uyuyan adamın akli melekeleri tam çalışmaz, uyku gafletinin verdiği sersemlik ile, sinek ısırmasını top güllesi ile karıştırır. Halbuki uyanık adam, gerçek ile rüyayı bir birinden ayırabilir, hakikatleri aslına uygun bir şekilde tarif edebilir. Uyku gafletinde olan adam, uyanık adamın tariflerini anlayamaz, anlasa da ihata edemez. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (asm)'in hadislerine itiraz eden filozofların durumu, uyuyan adamın uyanık adamı eleştirmesi gibidir.

Allah resulü vahye mazhar olduğu için, her meseleyi etraflı ve ihatalı bir şekilde idrak ediyor ve buna uygun bir anlatım üslubu ile tarif ediyor. Vahyi inkar etmiş, kafa feneri hükmündeki akıl ise; Allah resulünün etraflı tariflerini ihata ve idrak edemediği için, hadisleri manasız ve mübalağa deyip, inkar ve itiraz ediyor. Halbuki vahyin terbiyesine girmemiş akıl, uyuyan bir adam gibi gabi ve ihatasızdır. Böyle bir aklın mizanı, vahyi anlamakta ölçü ve mihenk olamaz. Felsefi prensiplerle vahiy anlaşılmaz, vahyi yine vahyin ikliminde anlamak gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...